Aydın Hedef Gazetesi’nden Kevser Dayan’ın haberine göre; Aydın’daki TÜİK verilerine bakıldığında son yıllarda boşanmalardaki artış çarpıcı boyutlara ulaştı. Halihazırda genç çiftlerin yanı sıra 50 yaş üstü boşanmalarda da ciddi artış yaşanması evlilik öncesinde psikolojik denetimin gerekliliğini de akıllara getirdi. Konuyla ilgili olarak Aydın Hedef Gazetesine özel açıklamalar yapan Nazlı Kartal, “Evlilik öncesi psikolojik değerlendirme kesinlikle zorunlu olmalıdır. Gönüllülük esaslı olursa zaten ilişki bozulmaması için kişiler bu değerlendirmeyi reddedecektir” dedi.

“BİLİNÇSİZ EVLİLİKLER AZALTILABİLİR”
2023 yılında Adnan Menderes Üniversitesi’nden mezun olan ve 2024’te Biruni Üniversitesi’nde 450 saatlik Aile Danışmanlığı eğitimini tamamlayan psikolojik danışman Nazlı Kartal, evlilik öncesi psikolojik denetimin zorunlu hale getirilmesiyle birlikte bilinçsiz evliliklerin büyük oranda azalacağını belirterek, “Evlenecek çiftlerin psikolojik denetimden geçmesi son zamanlarda artan boşanma olaylarından ve kendi danışanlarımızda gördüğümüz sorunlardan sonra sıkça dile getirdiğimiz, gerekli bir uygulama. Psikolojik denetimle birlikte bilinçsiz evlilikler de azaltılabilir. Çiftler sadece ‘aşk’ adı altında ve bilinçsiz, birbirlerini belki de tam tanımadan evlilik gibi bir döneme geçiş yapıyor. Sonrasında evlilik bağı şiddetli geçimsizlik, fiziksel ve psikolojik şiddet, içerisine akrabaların da dahil olduğu kaotik bir ortama dönüşüyor. Bu anlamda çiftlere eş seçimi yaparken katkı sağlayacak bir uygulama olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

[related-posts id=”97329″ color=”bg-primary”][/related-posts]
“PSİKOLOJİK DEĞERLENDİME ZORUNLU OLMALI”
Çiftlerin çoğu zaman partnerinin aile yapısını, ekonomik durumunu, kriz anlarındaki davranışlarını veya evlilikten beklentilerini tam bilmediğini vurgulayan Kartal, “İki taraf da ilişki bozulmasın diye bazı durumları birbirlerinden saklayabiliyor. Bu yeni uygulamanın özellikle bahsettiğim durumların anlaşılmasında ve tarafların evlilikten beklentisinin netleşmesinde faydalı olacağını düşünüyorum. Evlilik farklı yetiştirilme tarzlarına ve karaktere, farklı ekonomik düzeye ve zihniyete sahip insanların ortak bir yaşam alanına geçmesi, bunun yasal süreçlerle desteklenmesidir. Evlilik öncesi psikolojik denetim boşanma oranlarını azaltır. Bilinçsizce evlenmeler de büyük oranla ortadan kalkar” ifadelerini kullandı.

“ÇİFTLER KURALLAR OLUŞTURMALIDIR”
Boşanmaların büyük kısmının evliliğin ilk iki yılında gerçekleştiğini hatırlatan Kartal, “Evliliğin alışma ve en zorlayıcı dönemi olarak düşünebiliriz bu dönemi. O yüzden çiftlere, özellikle iki insanın birlikte evinde kurallar oluşturmalıdır. Ortak yaşam alanını düzenlemesi, partnerlerin akrabaları ve diğer üçüncü şahısları ilişkiye dahil etmede sınırlar oluşturması gibi durumlarda destek verilmeli. Evliliğin devam ettiği süreçteyse çeşitli maddi veya manevi zorlayıcı zamanlarda, çocuk sahibi olma noktasında, aldatma, çevreden birinin vefat etmesi ve benzeri yas durumlarında çiftlere destek verilmeye devam edilmelidir. Psikolojik testler evlilik kararında belirleyici olur fakat bu uygulamanın farklı eğitim düzeyindeki insanları da kapsadığını unutmamalıyız. Mutlu bir evlilik, partnerlerin evlilikten beklentisinin aynı veya benzer olduğu, birbirinin sınırlarına ve isteklerine öncelikle saygı duyduğu, birbirlerine olan sevgiyi ön plana alınarak hareket ettiği bir süreçten oluşur. Taraflar bu yolda bazen üçüncü şahısları da kapının dışında bırakabilmeli, ilişkilerinin gizliliğine önem vermeli, maddi veya manevi konularda birbirlerine uyum sağlayabilmeli ve bunlara uygun davranabilmelidir” dedi.
Kaynak: Hedef Gazetesi

