Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti’ne (ABGC) yaptığı ziyarette Aydın’ın geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Göreve geldiği günden bu yana STK’lardan odalara, borsalardan vakıflara kadar tüm paydaşlarla yakın iş birliği içinde çalıştığını söyleyen Rektör Kent, “Aydın kalkınacaksa bunu ancak birlikte başarabiliriz. Bu sadece belediye başkanının, rektörün, valinin değil; toplumdaki herkesin sorumluluğu” dedi. Üniversiteyi “dürüst, doğru, şeffaf ve yıkmadan yapan bir anlayışla” yönettiklerini belirten Kent, kendi dönemlerinde hem fiziki yatırımların arttığını hem de kurumsal gelişimin güçlendiğini ifade etti. Pandemi döneminden beri atıl durumda olan spor tesislerinin, valiliğin desteğiyle 55 milyon TL’lik yatırımla yenilendiğini söyledi.

“AYDIN EMEKLERİMİZLE KALKINACAK”
ADÜ’nün kurumsal akredite olması için başvuruda bulunduklarını belirten Rektör Kent, “Ben atandığından beri Aydın’da STK’larla, odalarla, borsalarla, derneklerle, vakıflarla hep ilişkileri geliştiriyorum. Elimden geldiğince ortak program yapmaya çalışıyorum. Herkesi bu sürece katmaya çalışıyorum. Aydın kalkınacaksa beraber emeğimizle kalkınacak. Sadece bu belediye başkanının, rektörün, valinin işi değil. Herkesin toplumda üzere düşen görev var. Ben rektör olarak dürüst, doğru bir şekilde çalmadan, çırpmadan, yıkmadan, dökmeden üniversite yöneteceğim. Ben üniversiteyi öyle yönettiğime inanıyorum. Çok iddialıyım. İnanıyorum. Çünkü yapılmayanları yaptık. Yol bizim dönemimizde yapıldı. Hepsini ben söyledim. Sağ olsun valimiz yardımcı oldum. Pandemiden bu yana spor tesislerimiz atıl durumdaydı. Valimiz sağ olsun tasarruf tedbirlerinin olduğu dönemde oraya 55 milyon yatırım yapıldı. Merkez kampüsü Eğitim kampüsü ve Sağlık kampüsü olarak ikiye böldük. Güvenli kampüsü sağladık. Sıralamalarda sürekli yükseliyoruz. Geçen hafta kurumsal akreditasyon için başvurduk. Bizimle aynı dönemde kurulan üniversiteler arasında belki kurumsal akredite olmayan tek üniversite bizdik ve kurumsal akredite olacağız. Ne demek bu? Buradaki eğitimin fiziki yapıların belli standartta olduğunu gösteriyor. Bu bize ne sağlayacak? Ondan sonraki aşamamız yurt dışında öğrenci getirmek istiyoruz. Aydın öğrenci getirmeye uygun. Yurt dışında alabildiğince fazla öğrenci getirip Aydın’ın kalkınmasına esnafın kazanmasına hem de onlara da burada iyi eğitim vermek gibi düşüncelerimiz var” dedi.

“AYDIN SANAYİLEŞMESİN”
Aydın’ın verimli topraklarına dikkat çeken Kent, “Biz ADÜ olarak tarım, sağlık, turizm önceliğimiz. Biz adım atmak istiyoruz. Tralleis’le ilgili bir program yaptık. Geniş kapsamlı Tralleis’i Türkiye’de değil uluslararası alanına duyuracak bir sempozyum yapmak istiyoruz. Ben Aydın’ın sanayileşmesini istemiyorum. Aydın gibi verimli toprakta sanayi kurmamak gerek. Kırşehir’de, Nevşehir’de, Afyon’da, Kütahya’da kur. Ama bir yerde tarım üretilmesi gerekiyor. Sanayi büyüdükçe incir ağaçları azalıyor. Zeytin ağaçları azalıyor. Aydın’da tropikal bitkiler, meyveler rahatça üretilebiliyor. Bunları üretmek gerekiyor. Bazı şehirlerin de üretmesi gerekiyor. Sanayi her tarafta kurabiliriz biz. Aydın’da olması gerekmiyor. Fiziki yapı olarak da uygun değil. Tralleis’i, Sultanhisar Nysa’yı, Afrodisias’ı, Apollon Tapınağı’nı bu tür 26 tane örenyeri var. Bunları dünyaya tanıtıp en azından 5 milyon, 10 milyon, 20 milyon insanı Aydın’a çekmek gerekiyor. Bir de kaplıca otel olsa, beş yıldızlı bir tesis… Turist akşamları kaplıcada eğlenir, dinlenir; gündüz ise bölgeyi gezer. Bir gün Nysa’ya, bir gün Afrodisias’a, bir gün de Didim’e gider. Yani sadece sahil turizmine değil, tarihi ve kültürel değerlerimize de ilgi gösteren turistlere ihtiyacımız var. Okuduğumuz araştırmalara göre yılda yaklaşık iki milyar insan, farklı yerleri görmek için seyahat ediyor ve bu turistler gittikleri bölgelere ciddi gelir bırakıyor. Oysa yazın sahile gelip beş yıldızlı otele yerleşen turist, paket programla geldiği için çoğu zaman otelden dışarı bile çıkmadan geri dönüyor. Asıl ekonomik katkıyı sağlayan ise bölgeyi gezen, tarih ve kültür turizmine ilgi gösteren turistlerdir” diye konuştu.

“İLÇELERİMİZİ CAZİBE MERKEZLERİNE DÖNÜŞTÜRMELİYİZ”
Aydın’ın turizm potansiyeline dikkat çeken Kent, “Biz de sizlerle ve diğer STK’larla birlikte bu hedef doğrultusunda yoğun ve kapsamlı bir program hazırlamaya çalışacağız. İlk olarak ne yaptık? Tralleis’in kazı çalışmalarını Atatürk Üniversitesi yürütüyordu; biz bu süreci devraldık ve artık ADÜ’den bir hocamız kazıyı yönetiyor. Tralleis’i dünyaya tanıtmak için bir sempozyum düzenlemek istiyoruz. Çünkü yakın zamanda Tralleis ziyarete açılacak. Bugün Afrodisias’a gitmek bile Aydınlılar için büyük bir fırsat. Ancak pek çok kişi hayatında hiç görmemiş. Aynı şekilde Apollon Tapınağı’na gitmeyen birçok Aydınlı var. Bu değerlerin hem halk tarafından görülmesi hem de turistlere açılması gerekiyor. Aslında Aydın’ın ekonomik durumu da çok kötü değil. Turizm açısından da ciddi potansiyel var. Ben örneği hep şöyle veriyorum: Ankara’yı bilenler vardır; Beypazarı, Ankaralıların nefes aldığı bir yerdir. Her yıl 500-600 bin, hatta 700 bin Ankaralı Beypazarı’na gidip alışveriş yapar ve döner. Keşke biz de ilçelerimizi bu hale getirebilsek. Sultanhisar’ı, Karacasu’yu, Bozdoğan’ı bu şekilde cazibe merkezlerine dönüştürmeliyiz. Sadece Aydın içinde bile bu hareketliliği sağlasak esnaf büyük kazanır. Daha geniş düşündüğümüzde ise uluslararası turist potansiyelini çekebiliriz. Dünyada yılda iki milyardan fazla insan kültür ve gezi amaçlı seyahat ediyor. Biz bu turistlerden sadece 5-10 milyonunu Aydın’a çekebilsek, kent ekonomi açısından ciddi bir sıçrama yaşar. Kısacası, Aydın’ın kalkınması için kültür ve tarih turizmine güçlü bir yönelimin şart olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Hedef Gazetesi

