Aydın Hedef Gazetesi’nden Zeynep Özge Çümlek’in haberine göre; Aydın’daki ziraat odası başkanları tarafından paylaşılan ortak basın açıklamasında; zeytin üreticisinin artan maliyetler ve düşen fiyatlar arasında sıkıştığı dile getirilerek, çözümün üreticiyi destekleyip ürünü markalı ve katma değerli satmaktan geçtiği kaydedildi.
Ülke genelinde zeytin üretiminin Ege, Akdeniz, Marmara, Güney Anadolu bölgelerinde, Akdeniz iklim kuşağında yapıldığı vurgulanan açıklamada, “Üretimin bir kısmı yağ, bir kısmı dane zeytin olarak değerlendirilmektedir. Zeytin kutsal kitaplarda bile ismi geçen ender ürünlerden birisidir. Tıp uzmanlarınca da sağlık açısından tüketilmesi önerilmektedir. Zeytin üretimi yapılan yerlerde de üreticilerimiz için en önemli gelir kaynaklarından biridir. Üretimi çok zahmetli, meşakkatli bir üründür. Genelde aile ziraatı olarak göze çarpar. Eğer aile ziraatı olmaz ise ürünlerin büyük kısmı ağaçlarda hasat edilmeden kalır” ifadeleri kullanıldı.

“HEM REKOLTE HEM DE KALİTEDE KAYIPLAR YAŞANIYOR”
İşçi yevmiyeleri ve tarımsal kuraklığın vurgulandığı açıklamada, “Son zamanlarda işçilik anormal derecede artış göstererek erkek işçi yevmiyesi 3.000 – 3.500 TL, kadın işçi yevmiyesi 1.500 TL’yi bulmaktadır. Tarımsal kuraklıktan zeytin de etkilenerek hem rekoltede hem de kalitede (danelik) kayıplar yaşanmaktadır. Girdi maliyetlerinde son yıllarda başta akaryakıt, gübre, zirai ilaç olmak üzere büyük artışlar yaşanmakta buda üreticilerimizi çok zorlamaktadır” denildi.

“FİYATLARDAN NE ÜRETİCİ NE DE TÜKETİCİ MEMNUN”
Son iki yılda zeytinyağı fiyatlarının dünyada da düştüğü kaydedilerek, “Ancak zeytin üretimi yapılan Avrupa Birliği ülkelerinde (İspanya, İtalya, Yunanistan) üreticiler 1,5 euro ya varan paralarla desteklenmektedir. Ülkemizde ise üretici birlikleri (TARİŞ, MARMARABİRLİK) imkanları ölçüsünde kooperatifler vasıtası ile üreticilerimizden hem zeytin hem zeytinyağı alımı yaparak piyasada regüle vazifesi yapmakta, fiyatların dengede kalması için gayret içerisinde olmaktadırlar. Enflasyonun sebebi üretici olamaz. Çünkü ne aldığının (girdi maliyetleri) ne sattığının fiyatını kendi belirleyememektedir. Oluşan fiyatlardan ne üretici memnun ne de tüketici. Üreten kazanamıyorum diye dertleniyor, bağırıyor, tüketici ise çok pahalı alamıyorum diye dertleniyor, ses yükseltiyor” ifadeleri yer aldı.
“ÜRETİCİ DESTEKLENİRSE, TÜKETİCİ DE FAYDALANIR”
Çözüm önerilerinin de sunulduğu açıklamanın devamında ise şu ifadeler kullanıldı: “Bunun çaresi: Gelişmiş olarak adlandırdığımız ülkelerdeki gibi çiftçilerin desteklenmesi; Ürettiklerimizin ham olarak değil kutulu, markalı olarak satılabilmesi. Eğer üretici tam anlamıyla desteklenir ise bundan tüketici de faydalanır. Üreticiye destek aynı zamanda tüketiciye destek demektir.”
Kaynak: Hedef Gazetesi – Aydın Haberleri – Nazilli Haberleri

