Aydın Hedef Gazetesi’nden Zeynep Özge Çümlek’in haberine göre; Aydın’ın Nazilli ilçesinde 28 Mart’ta cinayete kurban giden Hayal Alkış’ın ardından son yıllarda ilde kamuoyunda büyük dikkat uyandıran kadın cinayetleri ve bu olaylara ilişkin yargı süreçlerini de yeniden gündeme taşıdı. Farklı ilçelerde yaşanan olaylar, çoğunlukla eşler veya eski partnerler tarafından gerçekleştirilen planlı saldırılarla gerçekleşirken, boşanma, ayrılık ve eski ilişkiler, cinayetlerin en sık görülen arka planını oluşturdu.
İşte son yıllarda en çok kamuoyuna yansıyan kadın cinayetleri
1.NECLA ALP
Aydın’ın Koçarlı ilçesi Satılar Mahallesi Demiroluk Yaylası mevkiinde 31 Ağustos 2022 tarihinde, henüz evliliklerinin 2. ayını doldurmamış olan Necla Alp (32), eşi Mustafa A. (33) tarafından boğazı kesilerek öldürüldü. Olaydan sonra zanlı gözaltına alınarak tutuklandı. Olay yerinde ve olaydan sonra toplanan delillere göre Cumhuriyet Savcılığı iddianame hazırladı ve fail tutuklanarak cezaevine gönderildi. Cinayet vakası, ağır ceza kapsamında “kasten öldürme” suçlamasıyla yargılamaya konu edildi.

TAHLİYE KARARI TEPKİ ALDI
Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılama süreci boyunca zanlının davranışları, psikiyatrik durumu ve suçun vahamet derecesi dosyada incelendi. Süreç içinde Adli Tıp Kurumu raporları sanığın akıl sağlığı üzerinde odaklandı; raporlar sonucunda “akli dengesinin yerinde olmadığı ve cezai ehliyetinin bulunmadığı” yönünde bulgular yer aldı. Bu raporlar, yargılama sürecinde sanığın ceza alıp almaması ve nasıl bir infaz yolu izleneceği konusunda belirleyici oldu. Mahkeme, adli tıp raporundaki değerlendirmeleri dikkate alarak sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle tutukluluk halini sonlandırdı ve tahliye kararı verdi. Tahliye kararı, kamuoyunda tartışmalara yol açarken savcılık ve aile tarafından hukuki yollarla itirazların gündeme gelmesine de neden oldu.
2.ÖMÜR ARSLAN
Aydın’ın Nazilli ilçesinde yaşayan 17 yaşındaki Ömür Arslan, Uzun Çarşı’da çalıştığı iç giyim mağazasında 14 Mart 2024 tarihinde eski erkek arkadaşı olduğu öne sürülen 19 yaşındaki İbrahim Olece tarafından silahlı saldırıya uğradı. Olayın ardından saldırgan, aynı silahla kendi yaşamına son verdi. Sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı müdahaleye rağmen, her iki genç de hayatını kaybetti.
Yaşanan korkunç olay, bölge medyasında “kadın cinayeti” olarak geniş yankı buldu ve kadına yönelik şiddet tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Ömür Arslan’ın babası Hilmi Arslan ise olayın ardından yetkililere tepki gösterdi. Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı. Olay yerinde kriminal incelemeler, tanık ifadeleri ve delil toplama işlemleri yapıldı. Soruşturma, olayın cinayet + intihar şeklinde gerçekleştiği yönünde sonuçlandırıldı. Failin ölmesi nedeniyle cezai yargılama yapılmadı. Dosya, savcılık soruşturmasının tamamlanmasıyla kapatıldı. Yetkililer, yaşanan dehşetle ilgili detayların araştırıldığını ve olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılacağını bildirdi.

3.NEBAHAT YÜKÇÜ
Aydın’ın Kuşadası ilçesi Hacıfeyzullah Mahallesi’nde yaşayan 29 yaşındaki Nebahat Yükçü, 2 Eylül 2024 tarihinde boşanma sürecinde olduğu ve hakkında uzaklaştırma kararı olan eski eşi Eren Dildöken ile tartışma sırasında göğsünden ağır şekilde yaralandı ve olay yerinde hayatını kaybetti. Sanık Dildöken, motosikletiyle kaçtıktan sonra polis tarafından yakalanarak gözaltına alındı ve savcılık tarafından soruşturma başlatıldı.
Savcılık, cinayetle ilgili kovuşturma dosyasını Söke Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk etti ve şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Savcılık tarafından hazırlanan iddianame ağır ceza mahkemesine sunuldu. Mahkeme, iddianameyi kabul ederek resmen dava sürecini başlattı. Dava sürecinde 6. duruşma karar duruşması olarak görüldü. Mahkeme heyeti tarafından savunma taleplerini ve delilleri değerlendirdikten sonra sanık Eren Dildöken hakkında hiçbir iyi hal indirimi uygulanmadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükmü verildi.

4.SİBEL AYĞAN
Aydın’ın Didim ilçesinde, 1 Ekim 2024 sabahı 33–34 yaşlarındaki Sibel Ayğan, evinden çıktığı sırada eski eşi tarafından tabancayla vurularak hayatını kaybetti. Talihsiz olay sırasında Ayğan’ın çocuklarının da yanında olduğu öğrenildi.
Saldırının ardından kaçan zanlı Mustafa Yıldırım, güvenlik güçlerince Muğla’nın Milas ilçesinde yakalandı. Savcılık, elde edilen deliller doğrultusunda “kasten öldürme” suçlamasıyla iddianame hazırladı ve sanık hakkında dava açıldı. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen yargılamada, sanık Yıldırım hiçbir indirim uygulanmaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

KARAR İSTİNAFTAN DÖNDÜ
Verilen kararın, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ‘tasarlama olmadığı’ gerekçesiyle bozulduğu öğrenildi. Davanın 21 Nisan 2026 tarihinde görüleceği bildirildi.
KARAR İSTİNAFTAN DÖNDÜ
Verilen kararın, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ‘tasarlama olmadığı’ gerekçesiyle bozulduğu öğrenildi. Davanın 21 Nisan 2026 tarihinde görüleceği bildirildi.
5.DERYA BUÇAN
Aydın’ın Germencik ilçesinde 20 Aralık 2024’te yaşanan olay, önce bir trafik kazası gibi görünse de, yapılan soruşturma cinayeti ortaya çıkardı. Aydın‑İzmir Otoyolu üzerinde bariyere çarpan otomobilde 28 yaşındaki Derya Buçan hayatını kaybederken, eşi 34 yaşındaki Rıdvan Buçan ve 6 yaşındaki çocukları yaralandı. İlk incelemelerde olay bir kaza olarak değerlendirildi.
Ancak otopsi raporu, Derya Buçan’ın kazadan önce başından silahla vurularak öldürüldüğünü ortaya koydu. Çocuğun ifadesi, araç ilerlerken duyduğu silah sesini ve babasının bunun dışarıdan geldiğini söylediğini aktarmasıyla, olayın kazadan öte bir suç olduğu netleşti.

Soruşturma kapsamında Rıdvan Buçan gözaltına alındı ve cinayeti itiraf etti. Sanık, eşini tabancayla öldürdüğünü ve kazayı kaza süsü vermek için planladığını belirtti. Olaydan üç gün önce internette silah araması yaptığı da tespit edilen deliller arasında yer aldı.
25 Şubat 2025’te tutuklanan Rıdvan Buçan hakkında, “eşe ve kadına karşı tasarlayarak öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis ve “çocuğunu kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 14–21 yıl hapis cezası talep edildi. İddianame Söke Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, dava süreci devam ediyor.
Derya Buçan cinayeti, ilk bakışta sıradan bir trafik kazası gibi görünmesine rağmen, detaylı soruşturma ve deliller sayesinde gerçek yüzünü ortaya koymuş oldu.
6.BÜŞRA CİN
Büşra Cin, Aydın’ın Nazilli ilçesinde yaşayan ve Adnan Menderes Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde son sınıf öğrencisi olan 24 yaşında bir genç kadındı. 30 Mart 2025’te, erkek arkadaşı olduğu belirtilen kişinin evinde göğsünden tabancayla vurulmuş halde ölü bulunmuştu. İlk başta olayın intihar olabileceği ihtimali konuşulsa da, soruşturma ilerledikçe olayın bir cinayet olduğuna dair ciddi şüpheler güçlendi.
İncelemelerde, olay yerindeki tabancanın dış yüzeyinden alınan biyolojik örneklerde hem Büşra Cin’e hem de erkek arkadaşına ait DNA tespit edildi. Ayrıca sanığın montunda atış artıklarının bulunduğu rapor edildi. Olay yerindeki pozisyonlar ve deliller “intihar” iddiasını desteklemedi ve bu nedenle savcılık tarafından dava açıldı.

Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Büşra Cin’in olayla ilgili tutuklanan erkek arkadaşı olan Ö.K. hakkında “Kadını kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
Aydın’da Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden yargılama sürecinde bir sonraki duruşma 6 Mayıs 2026 tarihine ertelendi.
7.MUATTAR ALİEVA
Aydın’ın Köşk ilçesi Yavuzköy mahallesinde, gazino içinde çalışan Özbekistan uyruklu 35 yaşlarındaki kadın Muattar Alieva, 5 Haziran 2025 gecesi saat 03.30 civarında başından silahla vurulmuş şekilde bulundu ve olay yerinde hayatını kaybetti. Cinayet sonrası bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olayla ilgili Aydın İl Jandarma Komutanlığı JASAT, KOM, istihbarat ve polis ekipleri birlikte çalıştı. Aynı gün içinde R.Y., K.K., E.K., A.Ç. ve A.D. isimli 5 şüpheli yakalandı ve gözaltına alındı. Ayrıca olayda kullanıldığı değerlendirilen bir 9 mm tabanca ele geçirildi. Şüphelilerden R.Y. ‘Kadına karşı kasten öldürme’, A.D. kamera görüntülerini sildiği, E.K. ise suçta kullanılan silahı yok ettiği iddiasıyla ‘Delilleri yok etme’ suçundan tutuklandı. Diğer 2 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

17 Şubat 2026 tarihi itibarıyla 40 kişinin ifadesine başvurulduğu soruşturma tamamlandı ve iddianame hazırlandı. Gazino sahibi R.Y. hakkında “kadına karşı kasten öldürme” suçlamasıyla iddianame düzenlendi ve ağırlaştırılmış müebbet istendi. E.K., A.D. ve İ.Y. hakkında da iddianame hazırlanarak 3 şüpheliye 5 yıla kadar hapisleri istendi. Bazı şüpheliler hakkında “suç delillerini yok etme” suçundan ayrıca dava açıldı. Soruşturma dosyasında, R.Y.’nin Alieva ile tartışma sırasında olayın bir intihar olduğunu iddia ettiği, savcılığın bu savunmayı kabul etmediği belirtildi. Adli Tıp raporunda, Alieva’nın başında uzak atış artığı bulunduğu kaydedildi. Dosya kapsamında tutuklu bulunan E.K. ve A.D., tutukluluğun gözden geçirilmesine ilişkin ara duruşmada tahliye edilirken, R.Y.’nin tutukluluk halinin devamına hükmedildi.
8.TESLİME HANEDAN
Aydın’ın Efeler ilçesinde 20 yaşındaki Aydın Adnan Menderes Üniversitesi öğrencisi Teslime Hanedan, 6 Ağustos 2025 akşamı zeytinlik alanda başından tabancayla vurulmuş halde bulundu. Haneden, yaşamını yitirdi.
Olayın ardından yürütülen polis ve savcılık soruşturması kapsamında toplamda 5 kişi gözaltına alındı, bunların arasından Teslime’nin erkek arkadaşı Efe F. tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Soruşturma sürecinde zanlı Efe F.’nin ifadesi dikkat çekti. İlk olarak polise, Teslime’ye ulaşamayınca bir konum bulma uygulamasıyla yerini tespit ettiğini ve “ölü bulduğunu” söyledi. Ancak daha sonra mahkemede, Teslime ile birlikte intihar etmeye karar verdiklerini iddia etti.

Savcılık, Efe F. hakkında hazırladığı iddianamede, Teslime Hanedan ile aralarında ayrılık, tehdit ve şiddet gibi ciddi husumet olduğu; mesajlaşma ve tanık beyanlarının bu çerçevede değerlendirildiğini belirtti. Olayın “intihar” olarak değil, ‘tasarlayarak ve kadına karşı kasten öldürme’ olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Bu nedenle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.
İLK DURUŞMA GÖRÜLDÜ
Davanın ilk duruşması 12 Mart 2026 tarihinde Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Mahkeme salonunda da zanlı Efe F., olayın intihar olduğunu öne sürerken, iddia makamı olayı önceden planlanmış bir cinayet olarak nitelendirdi. Mahkeme, duruşmayı delillerin tamamlanması için 9 Nisan 2026 tarihine erteledi ve zanlının tutukluluk halinin devamına karar verdi.
9.BURCU DERİN
Aydın’ın Nazilli ilçesinde 20 Mart 2026 günü, boşanma sürecinde olan 52 yaşındaki Burcu Derin, eşi polis memuru Hüseyin Derin tarafından silahla öldürüldü. Olay, kadına yönelik şiddet ve boşanma sürecindeki riskler konusunu bir kez daha gündeme taşıdı.
Olay günü, Hüseyin Derin, Burcu Derin’in çalıştığı iş yerine giderek kadına silahla saldırdı. Burcu Derin kaçmaya çalıştı ve yakınlardaki bir dükkâna sığındı, ancak zanlı peşinden giderek 5 el ateş etti. Ağır yaralanan Burcu Derin, hastaneye kaldırılmasına rağmen hayatını kaybetti.

Olayın ardından polis tarafından gözaltına alınan Hüseyin Derin tutuklandı. Hakkında “eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle dava açıldı.
“GÜLMESİ BENİ RAHATSIZ EDİYORDU”
Derin’in o tarihlerde eşini neden öldürdüğüyle ilgili verdiği ifadeler kan dondurmuştu. Uzun bir süredir şans oyunları ve iddia bağımlısı olduğunu belirten Hüseyin Derin, “Uzun süredir borç batağındaydım. Sigara alacak param bile yoktu. Eşimden evi satıp borçları kapatmasını istedim. O da kabul etmedi. O gece nöbetten çıktım. Biraz alkol aldım ve olayı gerçekleştirdim. Cinayetten sonra silahımı başka kimseye zarar vermemek için sandalyenin üzerine bıraktım” ifadelerine yer vermişti. Yaşamak için yalvaran eşine acımayarak vuran Derin aynı zamanda, “Borçlarla boğuşurken eşimin keyfinin yerinde olması, gülmesi beni rahatsız ediyordu. Bana hakaret ediyordu. Güzel söz söylemiyordu. Ayrı yatıyorduk. Cinsel birliktelik istemiyordu. Boşanma isteğini kabullenemedim. Çareyi öldürmekte buldum” ifadelerini kullanmıştı.
DAHA ÖNCE TEHDİT VE ŞİDDET UYGULAMIŞTI
Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada çiftin çocukları, mahkemede verdikleri ifadelerde, babalarının daha önce annelerine tehditler ve şiddet uyguladığını belirtti. Bu ifadeler, olayın önceden planlanmış olabileceği şüphesini güçlendirdi. Öte yandan mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken, dosyada yer alan raporların incelenmesine hükmetmişti.
[related-posts id=”108996″ color=”bg-primary”][/related-posts]
MAHKEME 7 MAYIS’A ERTELENDİ
İkinci duruşmada, söz konusu raporların henüz tamamlanmadığı belirtilerek eksik raporların tamamlanması için süre tanındı. Bu kapsamda mahkeme heyeti, davayı 7 Mayıs tarihine ertelerken sanık Hüseyin Derin’in tutukluluk halinin devamına karar verildi.
10.HAYAL ALKIŞ
Aydın’ın Nazilli ilçesinde, Nazilli Ceza İnfaz Kurumu’nda baş gardiyan olarak görev yapan Hayal Alkış, 28 Mart Cumartesi sabahı Zafer Mahallesi’ndeki evinde ölü halde bulundu. Bir süre önce eşinden ayrılan Alkış, gece saatlerinde evli ve üç çocuk babası S.V. ile vakit geçirdi. İkilinin birlikte olduğu gece sonrası, Alkış’ın S.V.’nin aracından indikten sonra sokakta darp edildiği iddia edildi. Evine dönmesinin ardından haber alınamayan Hayal Alkış’ı hareketsiz bulan S.V., durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde Alkış’ın yaşamını yitirdiği tespit edildi.
Olayın ardından Nazilli Cumhuriyet Başsavcısı Murat Dilsiz ile İlçe Emniyet Müdürü Erdal Esen de olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. Cumhuriyet savcısı ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından Alkış’ın cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Aydın Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
Olayla ilgili şüpheli S.V. polis ekiplerince gözaltına alınırken, Nazilli Devlet Hastanesi’ndeki sağlık kontrolünün ardından ifadesi alınmak üzere Asayiş Büro Amirliği’ne götürüldü.

MESLEKTAŞINDAN DARP İTİRAFI
Olayın ardından gözaltına alınan aynı kurumda çalışan S.V., Nazilli İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği’nde ifade verdi. Şüpheli ifadesinde, olay günü Alkış ile birlikte Hasköy mevkisine gittiklerini, aralarında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğünü ve Alkış’ı darbettikten sonra evine bıraktığını öne sürdü. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen S.V., “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
KAPSAMLI İNCELEME BAŞLATILDI
Polis ekipleri, olay yerinde kapsamlı inceleme yaptı. Alkış’ın ölümünün darp sonucu mu yoksa farklı bir nedenle mi gerçekleştiği, yapılacak otopsi ve adli incelemeler sonrasında netlik kazanacak.
ORTAK NOKTASI AYRILIK
Aydın’da son 4 yıllık zaman diliminde meydana gelen olayların ortak noktasında, boşanma, ayrılık veya eski ilişkilerle bağlantının yer alması ve faillerin planlı şekilde kadına şiddet uygulaması büyük dikkat uyandırırken, koruma mekanizmalarının güçlendirilmesinin hayati önemini bir kez daha acı bir şekilde kanıtladı. Uzmanlar, Aydın’daki vakaların yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorun olduğunu vurgularken erken önlem, hukuki koruma ve farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiğine dikkat çekti.
Kaynak: Hedef Gazetesi – Aydın Haberleri – aydinhedef.com.tr

