İncirliova’da faaliyet gösteren Fatih ve Süleyman Ertaş kardeşler, yetiştirdikleri çilekleri Türkiye’nin birçok iline ulaştırırken Rusya ve Romanya’ya da ihracat gerçekleştiriyor. Çileğin zahmetli bir üretim sürecine sahip olduğunu dile getiren kardeşler, ürünlerin sofralara ulaşması için ekip halinde yoğun çaba harcadıklarını ifade etti.
[related-posts id=”110932″ color=”bg-primary”][/related-posts]
Ürünlerinin Kalitesinden Memnun
12 kişilik ekiple çalıştıklarını belirten 33 yaşındaki Fatih Ertaş, çalışanların büyük bölümünün kadınlardan oluştuğunu söyledi. İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa başta olmak üzere birçok ile sevkiyat yaptıklarını anlatan Ertaş, aynı zamanda ihracat gerçekleştirdiklerini kaydetti. Bu sezon “Rubygem” türü çilek diktiklerini ifade eden Ertaş, ürünlerden verim aldıklarını belirterek, Aydın’ın çilek üretiminde Türkiye genelinde üçüncü sırada bulunduğunu söyledi.
Yaklaşık 6 yıldır çilek üretimiyle uğraştığını dile getiren Ertaş, “Bölgenin verimli toprakları sayesinde bu yıl hasadımız iyi ilerliyor. Meyvenin kalitesinden ve hava şartlarından şu an için memnunuz. Kilogram fiyatları 90 ila 100 lira arasında değişiyor. Beklediğimiz tonaja ulaşırsak maliyetlerimizi karşılayabileceğiz” dedi.

“Çilek İlgi İster”
Çilek üretiminin uzun ve dikkat gerektiren bir süreç olduğunu anlatan Ertaş, fidanların eylül ve ekim aylarında dikildiğini, hasada kadar geçen 4-5 aylık süreçte yoğun bakım uyguladıklarını söyledi. Mart ayında başlayan hasadın bazı yıllar haziran ayına kadar devam ettiğini belirten Ertaş, “Çilek oldukça hassas bir ürün. Sürekli bakım ve ilgi istiyor” ifadelerini kullandı.

İri Çileğin Hormonlu Olmadığını Belirtti
29 yaşındaki Süleyman Ertaş ise ekonomik koşullar ve iklimsel etkilerin üreticileri zaman zaman zor durumda bıraktığını söyledi. Buna rağmen üretimden vazgeçmediklerini belirten Ertaş, özellikle sosyal medyada sık sık gündeme gelen “hormonlu çilek” iddialarına da değindi. Çileğin hormon kabul etmeyen bir meyve olduğunu savunan Ertaş, “İnsanlar büyük çilek görünce hormonlu olduğunu düşünüyor ancak bu tamamen fidanın çeşidi, kalitesi ve bakım şartlarıyla ilgilidir. Her çilek türünün boyutu, aroması ve verimi farklıdır. Meyvenin iri olması hormon kullanıldığı anlamına gelmez” diye konuştu.

“Kadın Emeği Var”
Bahçede çalışan işçiler de çilek yetiştiriciliğinin zorluğuna dikkat çekti. İşçilerden Esma Aktaş, sulamanın üretimde büyük önem taşıdığını belirterek, her hasattan sonra sulama yaptıklarını ve çileğin büyük özen istediğini söyledi.
61 yaşındaki Elmas İşçimen ise sabah saat 06.00’da işe başladıklarını ifade ederek, “Çilek topluyor, ot temizliği yapıyor ve dikim gerçekleştiriyoruz. Tarladaki birçok işi kadın emeğiyle sürdürüyoruz” dedi.
53 yaşındaki Nural Özcan da bu yıl hasadın bereketli geçtiğini ve fiyatların üreticiyi memnun ettiğini belirtirken, Ayşe Arut ile İlkay Gülşen de sezonun verimli ilerlediğini ifade etti.
Kaynak: Hedef Gazetesi – Aydın Haberleri – aydinhedef.com.tr

