Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Sürücü, “Akdeniz endemiği olan Posidonia oceanica türü deniz çayırlarının en yoğun görüldüğü alanlardan biri olan Yılancıburnu; hem arkeolojik sit alanı olması hem de birçok deniz canlısına ev sahipliği yapması açısından oldukça hassas bir bölgedir.

Geçtiğimiz aylarda, herhangi bir kazı çalışması yapılmadan, doğa koşullarının etkisiyle bir Kuros heykeline ait bir parça ile bir postamentin ortaya çıkmıştı. Bölge; özellikle İribaşlı Deniz Kaplumbağası Caretta caretta ve Yeşil Deniz Kaplumbağası olarak bilinen Chelonia mydas türlerinin beslenmek için geldikleri önemli alanlardan biridir.” ifadelerini kullandı.

İSKELE ZAMANLA ÇÜRÜYÜP PARÇALANDI
Yılancıburnu’ndaki büyük riske işaret eden Sürücü, şunları kaydetti: “Bir süredir kıyı kesiminden girişine izin verilmeyen bölgeye, doğu kıyısından girenler ile teknelerle gelenler yüzmek amacıyla ulaşmaktadır. Yılancıburnu, kent içindeki önemli plaj alanlarından biri olmayı sürdürmektedir. Geçmiş yıllarda teknelerin yanaşması amacıyla yapılan demir iskelenin zamanla çürümesi ve parçalanması sonucunda, dışarıdan fark edilmese de sualtına girildiğinde bazı demir parçalarının zeminde kaldığı görülmektedir.”

“CİDDİ TEHLİKE OLUŞTURMAKTADIR”
Sürücü, küflenip uçları sivrileşen demir parçalarının büyük tehlike oluşturduğuna işaret ederek açıklamasını şöyle tamamladı: “Küflenmiş ve uçları sivrileşmiş demir parçaları dışarıdan görünmediği için bölgede denize girenler açısından ciddi tehlike oluşturmaktadır. Özellikle yürünebilecek seviyedeki sularda bulunan bu demir parçalarına çıplak ayakla basılması ya da tekneden suya atlanması halinde çok üzücü olaylar yaşanabilir. Bu nedenle koyun batı kesiminde denize girenlerin çok dikkatli olması gerekmektedir. Yere sabitlenmiş ve çıkarılması teknik uzmanlık gerektiren bu tehlikeli demirlerle ilgili gerekli önlemlerin alınması amacıyla ilgili kurumları bilgilendireceğiz.”
Kaynak: Hedef Gazetesi – Aydın Haberleri – aydinhedef.com.tr

