Aydın Hedef Gazetesi’nden Kevser Dayan’ın haberine göre; Ilıcabaşı Mahalle Muhtarı Alim Tarım, yıllardır kentsel dönüşüm projesinin hayata geçirilmediğini ve depreme dayanıksız binalarda vatandaşların yaşadığını belirtti. Vatandaşların kentsel proje sorunlarına ek olarak toplum tarafından dışlandığını vurgulayan Tarım, “Halkımız yeni evlerine bu mahalleden taşınmadan kavuşmak istiyor. Roman oldukları için herkes önyargılı yaklaşıyor ve içlerine almak istemiyorlar. Kentsel dönüşüm sürecinin de hızlanması gerekiyor” dedi.

“BİNALAR DEPREME DAYANIKSIZ”
Kentsel dönüşüm sürecinin uzamasının mahalle halkında güvensizlik oluşturduğunu belirten Muhtar Tarım, “Yaklaşık 52 yıldır Ilıcabaşı Mahallesi’nde yaşıyorum ve 2004 yılından beri muhtarlık yapıyorum. En büyük avantajım çocukluğumun burada geçmesi. Göreve başladığımda asıl hizmet edeceğimiz dönemde kentsel dönüşüm projesi planlandı. Ama herhangi bir şey yapılmadı. Kentsel dönüşüm yapılmasını uzun zamandır bekliyoruz. 1973 yılında yapılan binalar var ve depreme dayanıksız. Bazı evlerin duvarlarından soba borusu çıkartılıyor. Artık yaşanacak gibi değil burası. Mahalledeki evlerin yapılmasını istiyoruz. Bunun için yıllarca çalıştım. İnsanların mağdur olmaması için çok çaba gösterdik” diye konuştu.

“İNSANLARIN HAYATLARINI GÜZELLEŞTİRMEK LAZIM”
Özellikle roman vatandaşların apartman yaşamına alışamayacağını vurgulayan Tarım, “Burası Aydın’ın giriş kapısı şehrin Ay’ı gibi. İnsanların hayatlarını güzelleştirmek lazım, dışlamak mümkün değil. Bu mahallede yaşam tarzı da çok farklı. Bu yüzden roman vatandaşlarımız bahçeli ev istiyor. 11 katlı binalar onlara göre değil. Onlar apartmanda değil kendi yaşam tarzlarına uygun evlerde mutlu olurlar. Devletimizin bu süreci hızlandırmasını istiyoruz. Aydın’ın AK Parti’ye geçmesi de bizim için bir avantaj oldu. Devlet yanımızda olacak. Hazine arazisi verecek. Geçenlerde AK Parti Aydın İl Başkanı Mehmet Erdem ile görüştüm. Kentsel dönüşüm için yazı gönderdiğini ve geri dönüş yapılacağını anlattı. Yani kentsel dönüşüm roman vatandaşların istediği tarzda yapılacak” ifadelerini kullandı.

“HASIRDAN PARA KAZANIYORLAR”
Pandemi döneminde Roman vatandaşların hasır işine yöneldiğini belirten Tarım, “Burada tam mahalle kültürü var. Pandemi zamanında romanlar hasır mesleğine yöneldiler. Hasırdan para kazanmaya başladılar. Yapılan ürünleri satmaya başladılar. Şemsiye hasırları yapıyorlar otellere gönderiyorlar, sektör büyüdü. Türkiye’deki bütün otellere buradan ürün gidiyor. Yerel yönetimler biraz daha destek olursa fuar yapılırsa daha çok motive olunabilir. O zaman işleri de büyür. Aydınlılar o ürünlerin burada yapıldığını bilmiyor. Gidip dışarıdan alıp evlerine getiriyorlar halbuki burada yapılıyor o ürünler. Roman vatandaşlardan anlaşma yapıp internet üzerinden satış yapanlar da var. Kendilerini çok güzel geliştirdiler. Sadece topluma ayak uydurmuyor tek sorun bu. Çünkü onlar eğlenmeyi seviyorlar. Biz normalde akşam olunca yatıp dinlenmeyi tercih ederiz. Sadece düğünlerde geç saatlerde müzik dinleyip alkol alırız. Romanlar her gün geç saatlerde müzik açıp alkol almayı seviyorlar. O son ses müzikten eğlenceden vazgeçemiyorlar. Dediğim gibi özgür yaşamayı seviyorlar. Kendi kendilerine yaşam tarzı kurmuşlar öyle mutlular. Romanlar kendileri de söylüyor biz apartmanda yaşamayız diye anlatıyorlar” dedi.

“ÖNYARGILAR BİTSİN İSTİYORUZ”
Ilıcabaşı Mahallesi’nde yaşayan ve küçük yaşlardan itibaren sepet işiyle uğraşan Satılmış Gezer toplumda kendilerine karşı oluşan önyargıları vurguladı. 12 yaşından beri bu sektörde hizmet verdiğini belirten Gezer, “Sepet yapmayı atarlarımızdan öğrendik. Babalarımız, dedelerimiz bu işi yapıyordu. Biz de onların izinden gidiyoruz. Ancak Aydınlı vatandaşların Ilıcabaşı’na karşı önyargıları var. ‘Roman’, ‘Çingene’ diyerek bizi hor görüyorlar. Biz de insanız, onların gözü eli varsa bizim de var. Bize ‘barbar’ diyorlar, yanımıza yaklaşmıyorlar. Çocuklarımız istedikleri işe giremiyor, torunlarımız işsiz kalıyor. Biz eğleniriz, oynarız, içki içeriz, zıplarız ama kimseye zararımız yok. Bizden korkmasınlar. Biz insanlara yakınız, gerekirse canımızı veririz. Bizi dışlamalarına gerek yok. Önyargılar bitsin istiyoruz. Biz de bu toplumun bir parçasıyız” diye konuştu.

Kaynak: Hedef Gazetesi

