Aydın Hedef Gazetesi’nden Murat Tan’ın haberine göre; Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dilekçe Komisyonu’na sunulan başvuruda, sağlık sektöründe yerli ve milli üretimin devlet stratejik politikası haline getirilmesi çağrısı yapıldı. Recep Ak isimli vatandaşın yaptığı başvuruda, Anayasa’nın 56. ve 58. maddelerine atıfta bulunularak, vatandaşların sağlıklı çevrede yaşama ve sağlık hizmetlerine erişim hakkının güvence altına alınması gerekliliği vurgulandı.

Başvuruda, özellikle ilaç tedariğinde dışa bağımlılığın hem sürdürülebilirlik hem de millî güvenlik açısından yarattığı risklere dikkat çekilerek, ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonu kapsamında, sağlık sektöründe yerli üretim kapasitesinin artırılması için somut adımların planlanıp hayata geçirilmesinin önemine de değinildi.

“DIŞA BAĞIMLILIĞIN AZALTILMASI ZORUNLULUKTUR”
Recep Ak isimli vatandaş dilekçesinde Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda uygulanmasını talep ettiği Ulusal Yerli İlaç Strateji Planı’nın taslağını da komisyona sunarken konunun önemine yönelik açıklamasında, “Anayasamızın 56. maddesi, “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak…” hükmüyle vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini güvence altına almıştır. Ayrıca 58. madde, gençlerin kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korunmasını devletin görevleri arasında saymaktadır. Bu çerçevede, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği, erişilebilirliği ve millî güvenlik açısından stratejik öneme sahip ilaç tedariğinde dışa bağımlılığın azaltılması zorunluluktur” ifadelerine yer verdi.

“YENİLİKÇİ İLAÇ ARAŞTIRMALARI TEŞVİK EDİLMELİDİR”
Türkiye Yüzyılı vizyonu kapsamında, sağlık sektöründe yerli üretim kapasitesinin artırılması amacıyla aşağıdaki adımların planlanması ve hayata geçirilmesi önem arz ettiğini belirten Ak, Stratejik Alanların Belirlenmesi’ne yönelik olarak; Kanser, diyabet, kalp-damar, enfeksiyon ve nadir hastalık ilaçlarının yerli üretimi önceliklendirilmesi ve aşılar, biyoteknolojik ürünler ve gen terapileri gibi yüksek katma değerli alanlarınsa desteklenmesi gerektiğine de dikkati çekti. Ar-Ge Kapasitesinin Güçlendirilmesi başlığı altında da görüşlerine yer veren Ak, “İlaç Ar-Ge’sine özel teknoloji bölgeleri ve biyoteknoloji merkezleri kurulmalı. Kamu destekli fonlar ile yenilikçi ilaç araştırmaları teşvik edilmelidir” dedi.
Dilekçesinde ‘Yerli Ham Madde Üretimi’nin de önemini vurgulayan Ak, “API (aktif farmasötik bileşen) üretimi için kimya ve biyoteknoloji entegre edilmeli ve kritik ilaçlarda kamu eliyle veya özel sektör teşvikiyle üretim tesisleri kurulmalıdır. Üniversitelerde farmakoloji, biyoteknoloji ve genetik mühendisliği bölümleri artırılmalı ve beyin göçünü önlemek için yurt dışındaki bilim insanlarına teşvik sağlanmalı, yeni molekül tasarımı ve klinik süreçlerde yapay zeka kullanılmalıdır. Akıllı, sürdürülebilir üretim tesisleri kurulmalı ve ayrıca sanayi-üniversite işbirlikleri içinde yasal altyapı oluşturulmalıdır. Bununla birlikte ulusal firmalara uluslararası rekabet için finansal ve hukuki destek sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.
Türkiye menşeli ilaç markalarının uluslararası pazarlarda tanıtımının yapılmasının da önemine dikkati çeken Ak, yerli üreticilere ÖTV-KDV muafiyetleri ve yatırım teşvikleri sağlanmasıyla birlikte yerli ilaç ruhsatlandırma süreçlerinin de hızlandırılmasını talep etti.
TBMM Dilekçe Komisyonu ile Sağlık Bakanlığı’nın söz konusu kapsamlı ve stratejik öneme sahip başvuruya nasıl yanıt vereceği merak konusu oldu.
Kaynak: Hedef Gazetesi

