Aydın Hedef Gazetesi’nden Kevser Dayan’ın haberine göre; Aydın Valiliği ve Aydın Adnan Menderes Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen ‘Geçmişten Geleceğe Aydın’ sempozyumu, Atatürk Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Sempozyumda Aydın’ın tarihi, kültürü, sosyal dokusu ve geleceğe dair vizyonu bilimsel bir bakış açısıyla ele alındı.
“BATI ANADOLU’NUN EN KÖKLÜ YERLEŞİMLERİNDEN BİRİ”
Yörük Ali Efe salonunda gerçekleşen etkinlikte ADÜ Rektörü Bülent Kent, Aydın geçmişini daha iyi anlatabilmek ve geleceğe sağlam vizyonla yön verebilmek için sempozyum düzenlendiğini belirtti. Açılış konuşmasını yapan Rektör Kent, “Tarih ve uygarlığın izlerini asırlardır özenle muhafaza eden Aydın, Batı Anadolu’nun en köklü yerleşimlerinden biri olmasının yanında, yirmiden fazla antik kentiyle adeta açık hava müzesi niteliği taşımaktadır. 13. yüzyılda Türk hakimiyetine girerek adını Aydın Bey’den alan bu kadim şehir, kültürel zenginliğini Türk devlet geleneği içinde de güçlendirerek sürdürmüş; ilim, kültür ve medeniyetin önemli merkezlerinden biri haline gelmiştir. Milli Mücadele yıllarında üstlendiği tarihi sorumlulukla da adından söz ettiren Aydın, bugün yalnızca kültürel mirasıyla değil tarım, ticaret ve turizmde sahip olduğu yüksek potansiyelle de ülkemizin cazibe merkezleri arasında yer almaktadır. İki Menderes nehri arasında uzanan bereketli toprakları, ılıman iklimi ve stratejik konumu sayesinde Aydın hem üretim hem de hizmet sektörlerinde Türkiye ekonomisine güçlü katkılar sunmaya devam etmektedir” dedi.

“ÜNİVERSİTEMİZ PEK ÇOK BİLİMSEL ÇALIŞMAYA İMZA ATMAKTADIR”
Geçmişten Geleceğe Aydın sempozyumunun 3 gün boyunca 3 ayrı salonda devam edeceğini belirten Kent, “Bu anlamlı geçmişten ilham alarak bugün, üniversitemizde uzun soluklu ve titiz bir hazırlık sürecinin ürünü olan ‘Geçmişten Geleceğe Aydın Sempozyumu’ vesilesiyle bir araya gelmiş bulunuyoruz. Üniversitemiz, kuruluşundan bu yana Aydın’ın ihtiyaç duyduğu akademik ve teknik desteği sağlama konusunda sorumluluğunu büyük bir hassasiyetle yerine getirmekte; şehrin tarihine, kültürüne ve üretim süreçlerine yönelik pek çok bilimsel çalışmaya imza atmaktadır. Bu sempozyum, söz konusu çalışmaların ötesine geçerek, üniversitemizin Sağlık, Sosyal ve Fen Bilimleri Enstitülerinin ortak koordinasyonuyla şehrimize ilk kez bütüncül bir perspektiften akademik bir projeksiyon sunmaktadır. Aydın Valiliğimizin kıymetli iş birliğiyle yürütülen bu bilimsel etkinlikte, yirmi farklı üniversiteden ve çok sayıda kamu kurumundan toplam 120 araştırmacı yer almakta; üç gün boyunca üç ayrı salonda 95’in üzerinde bildiri sunulmaktadır. Sempozyumun hazırlanması ve hayata geçirilmesi sürecinde değerli destekleri için başta Valimiz Yakup Canbolat’a, özverili çalışmalarıyla organizasyonu başarıyla yürüten enstitü yöneticilerimize, akademik ve idari personelimize, bilimsel katkılarıyla programı zenginleştiren tüm araştırmacılara ve siz değerli katılımcılara teşekkürlerimi sunuyorum. Bu verimli bilimsel ortamın, Aydın’ın geçmişini daha iyi anlamamıza ve geleceğine daha sağlam bir vizyonla yön verebilmemize katkı sağlamasını temenni ediyor; sempozyumun ilimize, üniversitemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

“HER ŞEHRİN BİR RUHU VARDIR”
Aydın’ın seçkin şehirlerden birisi olduğunu belirten Vali Yakup Canbolat, “İnsanı yaşatan, toprağı bereketlendiren geçmişiyle bugünü birbirine bağlayan unsurlardan biri imkandır. Bir başka deyişle şehirdir. Her şehrin bir ruhu, sesi ve hafızası vardır. O ruh orada doğan insanın kalbinde, sözünde, türküsünde hatta şivesinde vardır. O ruhun adını taşıyan Aydın’dan bahsediyoruz. Aydınımız yalnızca Batı Anadolu’nun değil insanlık tarihinin seçkin şehirlerinden biridir. Antik çağlardan bugüne, Tralleis’ten Milet’e, Nysa’dan Alinda’ya kadar sayısız medeniyetin izini barından bu şehir adeta geçmişin bilgeliğini bugüne taşıyan açık bir tarih kitabıdır. Bu güzelliği yüzyıllar öncesinde Herodot, ‘Gökyüzünün altında en güzel yeryüzü parçası burasıdır’ sözleriyle ifade etmiştir. Evliya Çelebi ise Aydın’ı dağlarından yağ ovalarından bal akan bir belde olarak tarif ederek bu toprakların bereketini zenginliğini ve insanın üretkenliğini en veciz biçimde ifade etmiştir. 13.yüzyılda Türk hakimiyetine giren ve adını fetheden Aydın kadim şehir İslam medeniyetinin hoşgörüsünü ilim ve sanat geleneğini benimseyerek kültür sahnesindeki yerini perçinlemiştir. Aydın, tarih boyunca yalnızca kültürün değil direnişin ve azmin de sembolü olmuştur” ifadelerini kullandı.

“AYDIN GÜÇLÜ TURİZİM VE KÜLTÜR MERKEZİDİR”
İnsanın kendini bilmesi gerektiği gibi yaşadığı şehri bilmesinin de önemli olduğunu vurgulayan Canbolat, “Milli Mücadele Dönemi’nde düşmana karşı sergilenen cesaret bu toprakların kanaletlerinde var olan vatan sevgisinin ve bağımsızlık ruhunun bir göstergesidir. Bu şuur bugün de şehrimizin insanında, gençlerimizin yüreğinde aynı kararlıkla yaşamaya devam etmektedir. Şehrimizin tarihi mirasının yanında günümüzde de ülkemizin tarım, ticaret ve turizm alanlarında öncü olan illerinden biridir. Bu bereketin kalbinde ise adını medeniyete veren Menderes Nehri yer almıştır. Yıllarca Aydın topraklarını sulayan bu nehir, Tralleis’ten Söke Ovası’na kadar uzanarak toprağa can, insana rızık taşır. Zeytinlikleriyle, incir bahçeleriyle, pamuk tarlalarıyla Aydın adeta Menderes’in kollarında yeşeren bir hayat kaynağıdır. Toprağın bereketiyle insan emeğinin birleştiği bu topraklar hem ülkemizin sofralarına hem de dünyaya bereket sunmaktadır. Aydın aynı zamanda güçlü bir turizm ve kültür merkezidir. Antik dönemden günümüze uzanan tarihi dokusu, eşsiz doğal güzellikleri, dağları, denizi ve termal kaynaklarıyla Aydın, geçmişiyle köklü geleceğiyle umut dolu bir ildir. Bir şehri tanımak isterseniz onu her yönüyle bilmeniz gerekir. Sanki insanın kendini nefsini bilmesi gibi. Kendini bilmeyen elbette ki bilemez. Şehrini bilmeyen başka şehirleri ve ülkeleri nereden bilecek. Bir şehri bilmek onun doğasını, dağını, taşını, semtini, köyünü, mimarisini, bayramını, türküsünü, şiirini, zeybeğini, efesini, ekonomisini, tarımını, tarihini, kimliğini hatta ruhunu bilmek demektir” dedi.

“AYDIN’IMIZIN TARİHİNE YENİ BİR IŞIK”
Dününü bilerek, bugününü anlayarak geleceğe yürümek gerektiğini belirten Canbolat, “Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ifadesiyle, Aydın yalnızca bir şehir değil bir zamanın, bir ruhun ve bir kokunun malıdır. Menderes’in sularında şekillenen bu bereketleri topraklarda tarih incir kokusundan, zeytin dağlarının gölgesinde ve efelerin vakur duruşunda yaşamaya devam eder. Bu derinlik Aydın’ı sadece bir coğrafya olmaktan çıkartıp, geçmişle geleceğin bereketle umudu, kültürle cesareti buluşturan müstesna bir şehir kılan bizlere düşen bu kadim mirası koruyarak, Aydın’ın tarihiyle kültürel zenginliğini aynı inançla geleceğe taşımaktır. Bugün bu anlamlı sempozyum vesilesiyle Aydın’ımızın tarihini, kültürünü, sosyal dokusunu ve geleceğe dair vizyonunu bilimsel bir bakış açısıyla ele almak üzere bir araya geldik. Aydın Adnan Menderes Üniversitemiz kuruluşundan bu yana yalnızca bir eğitim kurumu değil, şehrin gelişimini destekleyen, yerel değerleri evrensel bilimle buluşturan bir rehberde olmuştur. Bilimin ışığıyla geçmişi anlamlandırmak, bugünü güçlendirmek ve geleceğe inşa etmek tam da üniversitelerimizin asli görevidir. Bu yıl ilk kez Sağlık, Sosyal ve Fen Bilimleri enstitülerimizin koordinasyonunda gerçekleştirilen bu sempozyum 20 farklı üniversiteden 120 araştırmacının katkısıyla 3 gün boyunca 3 salonda 95’in üzerinde bildiriyle Aydın’a ve ülkemize yeni bir bilimsel ufuk kazandıracaktır. Bu vesileyle sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Kıymetli bilim insanlarının ortaya koyacağı çalışmaların şehrimizin kültürel belleğine ve geleceğine önemli katkılar sunacağına yürekten inanıyoruz. Geçmişten geleceğe Aydın sempozyumunun Aydın’ımızın tarihine yeni bir ışık, ülkemizin bilim hayatına yeni bir nefes getirmesini diliyorum” diye konuştu.
Kaynak: Hedef Gazetesi

