1. Haberler
  2. Aydın Haberleri
  3. Aydınlıları Çıldırtan 3 Şey! Psikologlar tek tek açıkladı

Aydınlıları Çıldırtan 3 Şey! Psikologlar tek tek açıkladı

Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İnsanların en çok anlaşılmadıklarını hissettiklerinde öfkelendiğini belirten Çıngıl, kişinin kendini ifade ettiğini düşünmesine rağmen karşı taraf tarafından görülmediğini veya duyulmadığını hissetmesinin öfke duygusunu artırdığını söyledi. Belirsizliklerin de önemli bir etken olduğunu kaydeden Çıngıl, iş hayatındaki stres, ekonomik kaygılar, gelecek endişesi, trafik, zaman baskısı ve yoğun yaşam temposunun insanların tahammül seviyesini düşürdüğünü ifade etti.

Turkiyenin En Sinirli Ili Aydin Oldu Uzman Psikologdan Dikka 662690 799C03

“Önemli Olan Öfkenin Varlığı Değil”

Öfkenin çoğu zaman tek başına ortaya çıkmadığını dile getiren Çıngıl, “Psikoloji benim için yalnızca bir meslek değil, insanların hayatındaki değişim süreçlerine tanıklık edebildiğim anlamlı bir alan. Kaygı bozuklukları, yeme bağımlılığı, yetişkin, ergen danışmanlığı ve sınav süreci yönetimi alanında çalışmalar yürütmekteyim. Bir psikolog olarak Aydın’ın ‘en sinirli’ ilan edilmesini biraz yüzeysel buluyorum. Öfke çoğu zaman tek başına ortaya çıkan bir durum değil. Altında stres, ekonomik zorluklar, yaşam koşulları ve bastırılmış duygular olabiliyor. Önemli olan öfkenin varlığı değil, kişinin bu duyguyu nasıl yönettiğidir” dedi.

Turkiyenin En Sinirli Ili Aydin Oldu Uzman Psikologdan Dikka 662690 6Ff038

“Belirsizlik Önemli Bir Etken”

Yoğun stres altında olan bireylerin küçük olaylara bile büyük öfke tepkileri verebildiğini belirten Çıngıl, “Danışan süreçlerinde ve günlük hayatta gözlemlediğimiz kadarıyla insanların en çok sinirlendiği durumların başında anlaşılmadıklarını hissetmeleri geliyor. Kişi kendini ifade ettiğini düşünüyor ama karşı taraftan görülmediğini ya da duyulmadığını hissettiğinde öfke daha hızlı ortaya çıkabiliyor. Bunun yanında belirsizlik de önemli bir etken. İş hayatındaki stres, ekonomik kaygılar, gelecek endişesi, trafik, zaman baskısı ve günlük yaşamın yoğun temposu insanların tahammül seviyesini düşürebiliyor. Özellikle kişi zaten yoğun stres altındaysa çok küçük bir olay bile büyük bir öfke tepkisine dönüşebiliyor. Bir diğer önemli nokta da bastırılmış duygular. Bazen insanlar aslında kırgınlık, hayal kırıklığı ya da üzüntü yaşıyor ama bunu ifade etmek yerine öfke ile dışa vuruyor. Çünkü öfke çoğu zaman daha görünür bir duygu oluyor. Ayrıca kişilerarası ilişkilerde sınır ihlalleri de ciddi bir tetikleyici. Saygısızlık hissi, haksızlığa uğrama düşüncesi ya da kontrol kaybı yaşamak öfkeyi artırabiliyor. Kısacası öfke genellikle tek bir olaydan değil; biriken stres, ifade edilemeyen duygular ve kişinin baş etme kapasitesinin zorlanmasından ortaya çıkıyor” diye konuştu.

Turkiyenin En Sinirli Ili Aydin Oldu Uzman Psikologdan Dikka 662690 526E2B

“Bireysel Farkındalık Çok Önemli”

Bastırılmış duyguların da öfke şeklinde dışa vurulabildiğini ifade eden Çıngıl, “Aydın’ın bu listeden çıkması için topluca derin nefes egzersizi yapması gerekmiyor. Ama psikolojik açıdan baktığımızda bireysel farkındalık çok önemli. İnsanların önce kendilerine şu soruyu sorması gerekiyor: Ben gerçekten şu an yaşadığım olaya mı öfkeleniyorum, yoksa birikmiş stresimi mi dışa vuruyorum? Günlük hayatta stres yönetimini güçlendirecek küçük ama etkili adımlar önemli. Düzenli uyku, fiziksel aktivite, sosyal destek alanlarını artırmak ve kişilerin kendilerine dinlenme alanı oluşturması öfke düzeyini azaltabiliyor. Bir diğer önemli konu da iletişim becerileri. İnsanlar rahatsız oldukları durumları biriktirmek yerine daha açık ve sağlıklı şekilde ifade etmeyi öğrenirse öfke patlamalarının önüne geçilebilir. Daha sakin ve huzurlu bir yaşam aslında tamamen problemsiz bir hayat anlamına gelmiyor. Çünkü hayatın doğasında stres, belirsizlik ve zaman zaman zorlayıcı durumlar var” ifadelerini kullandı.

“Kişinin Kendi Sınırlarını Tanıması Gerekiyor”

Kişilerin kendilerine dinlenme alanı oluşturmasının öfke düzeyini azaltabileceğini belirten Çıngıl, “Önemli olan, kişinin bu durumlarla nasıl baş ettiğidir. Psikolojik açıdan huzurlu bir yaşam için öncelikle kişinin kendi sınırlarını tanıması gerekiyor. Her şeye yetişmeye çalışmak, sürekli kendini baskı altında hissetmek ve dinlenmeye zaman ayırmamak uzun vadede tükenmişlik yaratabiliyor. Daha sakin ve huzurlu bir toplum oluşturabilmek için yalnızca bireysel farkındalık yeterli değil; yaşam koşullarını zorlaştıran sosyal ve çevresel stres faktörlerinin de göz önünde bulundurulması gerekiyor. Öfkeyi sadece bireysel bir problem olarak görmek yerine; psikolojik, sosyal ve çevresel boyutlarıyla değerlendirmek daha sağlıklı ve gerçekçi bir yaklaşım olacaktır” dedi.

Muhabir: Onur Erkin

Kaynak: Hedef Gazetesi – Aydın Haberleri – aydinhedef.com.tr

Aydınlıları Çıldırtan 3 Şey! Psikologlar tek tek açıkladı
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter