Küresel piyasalarda jeopolitik tansiyon sürerken ons altın, alışılmış güvenli liman refleksinin dışına çıkarak sert bir satış dalgasıyla karşılaştı. Pazartesi günü yüzde 4'e yaklaşan kayıpla 4.110,55 dolara kadar inen değerli metal, Asya seansında 4.116 dolar çevresinde tutunmaya çalışıyor. Yalnızca birkaç hafta önce 4.600 doların üzerinde fiyatlanan altın için 4.100 dolar psikolojik desteği artık kırılma noktası olarak izleniyor.
ABD vadeli işlemlerinde yüzde 3,5'i bulan kayıp son üç ayın en sert günlük düşüşlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Ancak asıl gizem, jeopolitik risklerin arttığı ve Brent petrol fiyatının 106 doları aştığı bir ortamda altının neden değer kaybettiğinde yatıyor. Normal şartlarda emtiayı desteklemesi beklenen yüksek petrol fiyatları, bu kez enflasyonu tetikleme potansiyeli nedeniyle Fed faiz beklentilerini yukarı çekiyor.
Tahvil faizleri 19 yılın zirvesinde: Rakip güçleniyor
Altındaki kan kaybının merkez üssünde ABD tahvil getirileri yer alıyor. ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5,27 ile 2007'den bu yana en yüksek seviyeye çıkması ve 2 yıllık getirilerin yüzde 5 sınırına dayanması, faiz getirisi sunmayan altının taşıma maliyetini hızla artırdı. Yatırımcıların getiri sunan risksiz varlıklara yönelmesi satışları körükledi.
Buna ek olarak güçlenen Dolar Endeksi (DXY) 101,2 seviyelerinde direnç göstererek değerli metal üzerindeki baskıyı pekiştirdi. Fon yöneticilerinin net uzun pozisyonlarının temmuzdan bu yana en düşük seviyeye inmesi ve borsa yatırım fonlarından (ETF) gerçekleşen çıkışlar, piyasadaki alım iştahının zayıfladığını ortaya koyuyor.
3 kritik gün: JOLTS, PCE ve i̇stihdam maratonu

