1. Haberler
  2. Aydın Haberleri
  3. Aydın'da bir 1999 depremiyle başlayan tutku

Aydın'da bir 1999 depremiyle başlayan tutku

Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bisikletliler Derneği Aydın Şubesi Başkanı da olan Yıkılmaz, her sene 10 Kasım için 30 kişilik grubuyla Aydın’dan Anıtkabir’e pedal çevirerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e olan saygısını sunuyor.

Aydın’ın Çine ilçesinde doğan 48 yaşındaki Hümeyra Yıkılmaz, 26 yıl boyunca Aydın Büyükşehir Belediyesi’nde harita teknikeri olarak çalıştı. Bir yıl önce emekli olan Yıkılmaz, yaşamının büyük bölümünü doğayla iç içe geçirdi. Hem yüksek irtifa dağcılığı hem de bisiklet sporuyla ilgilenen Yıkılmaz, Türkiye’nin ve dünyanın en zorlu zirvelerine tırmandı. Aynı zamanda Bisikletliler Derneği Aydın Şubesi Başkanı olan Yıkılmaz, Aydın’da bisiklet bilincini artırmak ve yeni nesillere doğa sevgisini aşılamak için çabalıyor. Tırmanışlarından kazandığı deneyimleri Aydın Hedef Gazetesi’ne aktaran Yıkılmaz, “Doğa, insana zor şartlarda ayakta kalmayı, sınırlı imkanlarla başa çıkmayı, dayanıklılığı, iradeyi öğretiyor. Bunlar karakterinizi güçlendirir” dedi.

BİR DEPREMDEN FARKLI BİR HAYATA

Müzeyyen Damla Gümüş: Dağcılık hobisi nasıl başladı?

Hümeyra Yıkılmaz: İlk olarak 1999 yılında yaşadığımız Gölcük Depremi’nden sonra başladı. Aydın’da bir arama kurtarma derneği kurduk. Orada profesyonel dağcılardan eğitimler alıyorduk. Arama-kurtarma ve enkazda çalışma eğitimlerini tamamladıktan sonra 2004’te Bingöl Depremi’ne gönüllü olarak gittim. Çok yıkıcı bir depremdi. Eğitimler sonrasında etkilenip dağcılığa merak sardım. Sonrasında Aydın’da bir yürüyüş grubu kurduk. Bir süre doğa yürüyüşlerine katıldım. Daha sonra yüksek irtifa dağcılığı diye bir kavram olduğunu öğrendim. Bunun için eğitim almak ve profesyonel bir kulübe üye olmak gerekiyordu. İzmir’de bir kulübe üye oldum. Eğitimlerin ardından ilk kez Erciyes Dağı’na tırmandım. O, benim dağcılık hayatımın başlangıcı oldu.

Aydın'da bir 1999 depremiyle başlayan tutku

7 BİN METRE ÜZERİNDE 4 TIRMANIŞ

Müzeyyen Damla Gümüş: Nerelerde tırmanış yaptınız?

Hümeyra Yıkılmaz: Yüksek irtifa, 3 bin metrenin üzeri olarak kabul ediliyor. Türkiye’de Hasan Dağı’ndan Aladağlar’a, Erciyes’ten Ağrı’ya kadar 5 bin metreye ulaşan birçok dağ var. Uzun yıllar boyunca 3 bin ve 5 bin metre üzeri tırmanışlar yaptım. Ağrı Dağı’na hem yaz hem de kış döneminde defalarca çıktım. 5 bin metre üzerini gördükten sonra bu kez gözümü daha yüksek zirvelere diktim. İran, Gürcistan, Kırgızistan ve Tacikistan gibi ülkelerde 5 bin ve 6 bin metre üzerindeki dağlara tırmandım. Daha sonra 7 bin metrenin üzerindeki zirveler için hazırlandım. Şu ana kadar dört kez 7 bin metrenin üzeri tırmanış gerçekleştirdim.

Aydın'da bir 1999 depremiyle başlayan tutku

ON GÜN ARAYLA 2 REKOR TIRMANIŞ

Müzeyyen Damla Gümüş: En yüksek tırmanışlarınızdan söz eder misiniz?

Hümeyra Yıkılmaz: 2014 yılında Kırgızistan’daki Pamir Sıradağları’na gittim. Burada 7 bin metre üzeri Korjenevskaya ve Komünizma Dağı zirvelerine tırmandım. Bu dağlara çıkan ilk Türk kadını oldum. Üstelik sadece 10 gün arayla iki 7 binlik zirveye ulaşmayı başardım. Kariyerimin en yüksek noktası Komünizma Dağı 7 bin 495 metre oldu. Daha sonra 7bin 104 metrelik Lenin Dağı’na ve 7 bin 10 metrelik Kan Tengri Dağı’na tırmandım. Toplamda dört kez 7 bin metre üzeri tırmanış yaptım.

Aydın'da bir 1999 depremiyle başlayan tutku

“HEDEFE ULAŞMAK BÜTÜN YORGUNLUĞU UNUTTURUYOR”

Müzeyyen Damla Gümüş: Tırmanış sırasında neler hissediyorsunuz?

Hümeyra Yıkılmaz: İnanılmaz bir korku, adrenalin ve heyecan var. Her yer kaya, buz, sizden başka canlı yok. Bu yalnızlık psikolojik olarak çok zorlayıcı. Hava -40, hatta -50 dereceye kadar düşüyor. 24 saatten fazla tırmanış yaptığımız oluyor. Bir fotoğraf çekebilmek için pili ayrı, makineyi ayrı koruyoruz. Çünkü pil donuyor. Tüm zorluklara rağmen zirveye ulaştığınızda o anki duygu tarifsiz. Hedefe ulaşmanın verdiği haz, bütün yorgunluğu unutturuyor.

Aydın'da bir 1999 depremiyle başlayan tutku

“YAŞADIĞIM İÇİN ŞÜKRETTİM”

Müzeyyen Damla Gümüş: Unutamadığınız bir tırmanış anınız var mı?

Hümeyra Yıkılmaz: Komünizma Dağı’ndan dönüşte çok kötü bir havaya yakalandık. İnmeye başladığımızda hava bozdu. Nefes almak bile zordu. Oradaki yaşadıklarımı asla unutamıyorum. İndiğimde başarıyı değil, yaşadığım için şükrettim. Toprağı gördüğümde ağladım. İki gün boyunca şoktan çıkamadım. Doğa, insanı böyle terbiye ediyor.

Aydın'da bir 1999 depremiyle başlayan tutku

“DOĞA KARAKTERİNİZİ GÜÇLENDİRİR”

Müzeyyen Damla Gümüş: Dağcılık sizin için neyi ifade ediyor?

Hümeyra Yıkılmaz: Dağcılık benim için bir tutku. Doğa, insana zor şartlarda ayakta kalmayı öğretir. Sınırlı imkanlarla başa çıkmayı, dayanıklılığı, iradeyi öğretiyor. Bunlar karakterinizi güçlendirir. Doğanın öğretici ve iyileştirici bir yönü var. Herkesin doğayla temas etmesi gerektiğine inanıyorum.

Aydın'da bir 1999 depremiyle başlayan tutku

“BİSİKLET BİLİNCİNİ ARTTIRMAK İSTİYORUZ”

Müzeyyen Damla Gümüş: Peki bisiklet tutkunuz nasıl başladı?

Hümeyra Yıkılmaz: 2010 yılında Ağrı Dağı’na çıkmadan önce antrenman yapmak için bir bisiklet aldım. Yollarda antrenman yaparken bir arkadaş beni bisiklet derneğine davet etti. O zaman dernek pasif durumdaydı. Katıldıktan sonra birkaç arkadaşla turlar düzenlemeye başladık. Perşembe akşamları ve pazar günleri düzenli turlar yapıyoruz. Hem insanları spora teşvik etmek hem de trafikte bisiklet bilinci oluşturmak istedik. Zamanla ilgi arttı, şu anda 90 üyemiz var. Ancak turlara katılmak için üye olma şartı yok. Her vatandaş katılabiliyor. 2010’da temsilcilik olarak faaliyet gösteriyorduk. Daha sonra derneği şubeleştirdik. O zamandan beri de başkanlığını yürütüyorum.

Aydın'da bir 1999 depremiyle başlayan tutku

“BİSİKLET YOLU AYDIN’DA İHTİYAÇ”

Müzeyyen Damla Gümüş: Sizce Aydın’da bisiklet yolu olmalı?

Hümeyra Yıkılmaz: Tabii ki olmalı. Aydın coğrafi ve iklimsel olarak bisiklet kullanmaya çok uygun bir şehir. Ancak trafikte araç yoğunluğu fazla. Bizim hedefimiz; insanların okula, işe, alışverişe giderken bile bisiklet kullanmalarını sağlamak. Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın bisiklet yolu yönetmeliği var. Yerel yönetimlerle sürekli iletişim halindeyiz. Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Efeler Belediyesi’nin yapacağı herhangi bir projede gönüllü destekçisiyiz. Aydın’ın her bölgesinde kesintisiz bir bisiklet yolu ağı kurulmalı. Bu artık bir lüks değil, ihtiyaç. Gelişmiş ülkelerde motorlu araçlar belirli saatlerde şehir merkezine giremiyor. Biz de aynı bilinci oluşturmak istiyoruz.

Aydın'da bir 1999 depremiyle başlayan tutku

“BİRÇOK ARKADAŞIMIZI KAYBETTİK”

Müzeyyen Damla Gümüş: Bisiklet sürerken trafikte yaşadığınız sorunlar neler?

Hümeyra Yıkılmaz: Bisiklet yolları olmadığı için bazen çok tehlikeli durumlar yaşıyoruz. Grup halindeyken sorun az ama tek başına sürerken risk çok fazla. Bir arkadaşımız ciddi bir kaza geçirmişti, uzun süre tedavi gördü. Ölümcül kazalar yaşandı, birçok arkadaşımızı kaybettik. Bu yüzden bisiklet yolu yapılması hem güvenlik hem de bilinç açısından hayati önem taşıyor.

[related-posts id=”99664″ color=”bg-primary”][/related-posts]

“ANITKABİR’E PEDAL ÇEVİREREK GİDİYORUZ”

Müzeyyen Damla Gümüş: Her yıl 10 Kasım’da Anıtkabir’e pedal çeviriyorsunuz. Bu yolculuk nasıl başladı?

Hümeyra Yıkılmaz: Genel merkezimiz her yıl İstanbul’dan Ankara’ya bisikletle gidiyordu. Ben iki yıl oradan katıldım. 2014’te bu etkinliği Aydın’da da yapmak istedik. O yıldan beri yapıyoruz. Polis ve jandarma eşliğinde 20-30 kişilik bir grupla 6 Kasım’da Aydın’dan yola çıkıyoruz. 10 Kasım sabahı Ankara’da, saat 09.05’te yolda pedal çevirerek Atamıza ulaşıyoruz. O an sirenler çalıyor, bizler yolda pedal çeviri çevire Atamıza varıyoruz. Çok anlamlı, çok duygusal bir an. Bu etkinliği her yıl sürdürüyoruz. Bu yıl 11’incisi olacak.

Aydın'da bir 1999 depremiyle başlayan tutku

HEDEFİ 8 BİN METREYE TIRMANMAK

Müzeyyen Damla Gümüş: Bir sonraki hedefiniz nedir? Nereye tırmanmak istiyorsunuz?

Hümeyra Yıkılmaz: Dağcılık ve bisiklet benim için bir yarış değil, bir yaşam biçimi. Kırgızistan’daki Pobeda Dağı’na tırmanmak istiyorum. 8 bin metre üzerindeki dağlara çıkıp o havayı solumak en büyük hayalim. Doğa, insana sabrı, azmi ve şükrü öğretiyor. Her zirve, insanın kendini yeniden keşfetmesi demek.

Kaynak: Hedef Gazetesi

Aydın'da bir 1999 depremiyle başlayan tutku
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter