Gayrimenkul piyasasında yaşanan hareketlilik, zaman zaman içinden çıkılması zor hukuki sorunları da beraberinde getiriyor. İnsanların yıllarca çalışıp didinerek biriktirdikleri paralarla başlarını sokacakları sıcak bir yuva arayışı, bazen beklenmedik pürüzlere takılabiliyor. Özellikle sözleşme aşamalarında yapılan eksik işlemler veya taraflar arasındaki güvene dayalı adımlar, ilerleyen süreçte büyük mağduriyetlere kapı aralayabiliyor. Yargı dünyasından yansıyan son gelişmeler ise, bu tür anlaşmazlıklarda ibrenin ne yöne döneceği konusunda vatandaşlara önemli ipuçları sunuyor.
Dişten Tırnaktan Artan Paraya Göz Dikildi
Efeler’de veya Kuşadası’nda bir daire beğendiğinizi düşünün. Yılların birikimini müteahhite teslim edip, aranızda düz bir kağıda atılan imzayla evinize taşınıyorsunuz. Eşyalar yerleşiyor, doğalgaz bile üzerinize açılıyor. Ancak tapu devri için müteahhit sürekli “Bugün yarın hallederiz” diyerek sizi oyalıyor. İşte tam da böyle bir senaryoda, arka planda dönen dolaplar Yargıtay’ın tokadı sayesinde gün yüzüne çıktı. Parasını kuruşu kuruşuna peşin ödeyen aileyi atlatıp, o çok sevdikleri evi gizlice ticari ortaklarına devreden uyanık müteahhitlerin oyunu bozuldu. İnsanların en temel barınma hakkını elinden almaya çalışan bu tezgah, yargının çelik gibi iradesine çarptı.
Görmeden Ev Alınır mı?
Olayın yargı boyutu gerçekten ibretlik detaylar barındırıyor. Daireyi tapuda üzerine alan o yeni alıcı, mahkemeye çıkıp “Ben evin içinde kimin oturduğunu bilmiyordum, hiç gidip bakmadım” diyerek kendini savunmaya kalktı. Şanlıurfa’dan başlayıp Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’ne kadar uzanan bu hukuk savaşında hakimler, bu komik savunmayı hayatın doğal akışına aykırı buldu. İnsan milyonlarca lira saydığı bir gayrimenkulün kapısını çalıp içine bakmaz mı? Üstelik o evde yıllardır faturalarını tıkır tıkır ödeyen, çoluk çocuğuyla yaşayan bir aile varken! Mahkeme, tapuyu sonradan üzerine alan kişinin bu asılsız niyetini çöpe atarak devri iptal etti.
Tapu Sicili Her Zaman Kurtarmaz
Aydınlı vatandaşların ev alırken çok dikkatli olması gerekiyor. Yargıtay’ın oy birliğiyle aldığı bu karar gösteriyor ki, sadece tapu dairesindeki kayıtlara güvenerek “Ben hallettim” demek sizi kurtarmıyor. Eğer satın aldığınız evde birileri yaşıyorsa, gidip onlara “Siz burada hangi hakla oturuyorsunuz?” diye sormak zorundasınız. Aksi takdirde, mahkeme o tapuyu elinizden aldığı gibi asıl hak sahibine yani evi ilk alan mağdur vatandaşa tescil ediyor. Resmi işlemler yapılmadan elden verilen peşinatlar ve güvence olmadan atılan adımlar, insanın hayatını bir anda karartabiliyor. Aydın sokaklarında bu tarz acı tecrübelerin yaşanmaması için, gözünüzü dört açıp evin fiziksel durumunu da mutlaka araştırmanız şart.
Orijinal Haberi Görüntüle

