Aydın Hedef Gazetesi’nden Kevser Dayan’ın haberine göre; Yedi Eylül Mahallesi’nde 7 yıldır tuhafiye ürünlerinin satışını yaptığını ifade eden Filiz Ramazan, dükkanında çok sayıda ip çeşidi olduğunu belirtti. Satışlarına ek olarak müşterilerine örgü öğreten Ramazan, örgünün terapi olduğuna değindi. Mahalle sakinleri için fiyatları en düşükten tutuğunu aktaran Ramazan, her ürün için ayrı indirim yaptığını söyledi.

“ÖRGÜ ÖRMEYİ ÖĞRETİYORUM”
Halk eğitimde eskiden dikiş öğretmenliği yaptığını belirten 52 yaşındaki Filiz Ramazan, “Öğretmenlik sonrası kendi dükkanımı açmaya karar verdim. İp satışı yapıyorum, isteyen kişilere örgü örmeyi öğretiyorum. Müşterilerimin örgü örerken takıldıkları konular olursa da yardımcı oluyorum ve örnekler gösteriyorum. İp dışında çanta aksesuarları, hazır giyim ve ördüğümüz yelekleri satıyorum. Aslında tülbentten tutundan toplu iğneye kadar her şey dükkanımda bulunuyor. Çocuk ve yetişkin yeleklerini ben ve müşterilerim ördü. Müşterilerim ipi alıyor ve örüp getiriyorlar ben burada satışa sunuyorum. Satıldığı zaman da müşteriye ulaşıyorum kazancını veriyorum. Böylelikle evinde sıkılan müşterilerim örgü örerek zaman geçiriyor ve para kazanmış oluyorlar. Yaptıkları el işleri satıldıkça içlerindeki istek artıyor ve yeni ip alarak farklı modeller deniyorlar” diye konuştu.

“VATANDAŞLAR İÇİN BÜYÜK BİR ARTI OLDU”
Yedi Eylül Mahallesinde tuhafiye dükkanı olmadığını araştırarak oturduğu mahalleye dükkan açtığını söyleyen Ramazan, “Öncelikle kendimde ne eksik diye düşündüm ve sevdiğim işi yapmak istedim. Örgüyü çok sevdiğim için de böyle bir yer açmaya karar verdim. Dükkanımı bilerek burada seçtim hem evime yakın hem de bu mahallede böyle bir yer yoktu. 1 buçuk yıl boyunca dükkan araştırması yaptım. Vatandaşlar için de mahallede dükkan açmam büyük bir artı oldu çarşıya gitmek zorunda kalmıyorlar. Bazı yaşlı vatandaşlarımız mahalleden çıkamıyorlar onlar için de çok iyi oldu. Avantajları olduğu dezavantajları da oldu. Mesela çarşıda olsam her dükkanın önünden geçen alışveriş yapabiliyor ama mahallede belli başlı bir kesim alışveriş yapıyor. Bu yüzden de çok fazla kazancım olmuyor ama ben mutluyum. Evlerine yakın ve aradıkları her türlü ipi burada bulabiliyorlar. Burada 7’nci yılımı da dolduruyorum” ifadelerini kullandı.
[related-posts id=”102352″ color=”bg-primary”][/related-posts]

“ÖĞRETMEN OLDUĞUM İÇİN TAMİR DE YAPIYORUM”
Geçen yıllara göre satışların düştüğünü belirten Ramazan, “İplerin fiyatlarını biz kendimiz belirlemiyoruz, firmalar bize liste sunuyor. Alış fiyatımızın belirlendiği gibi satış fiyatımızı da söylüyorlar. Ben de yüzdelik oranla çalışıyorum. Bazen iki tane ürün kaldığında alış fiyatından zararına satabiliyorum. İp de zaten çok fazla bir kazanç olmuyor ama elimde ürün kalmasını da istemiyorum. İndirim yaptığım zamanlar çok oluyor. En uygun iplerimin fiyatı 35 lira, en pahalı iplerim de çanta ipleri onlar da 250 liradan satılıyor. Geçtiğimiz yıllara nazaran satışlar düştü. Bu yıl ben hala doğru düzgün satışa başlayamadım. Her yıl normalde Ekim ayında ürünleri temin ederim, Kasım ayında da hareketlilik başlar. Ancak satışlarım istediğim gibi ilerlemediği için ben hala ürünleri temin edemedim. Vatandaşlar şu anda ürünlere bakıp gidiyorlar çünkü ceplerine uymuyor. 35 liralık bir ipi bile düşünerek alıyorlarsa burada aslında bir sıkıntı var demektir. Ayrıca ben dikiş öğretmeni olduğum için tamirde yapıyorum. Yıllarca sıfır dikiş diktim ama hepsini yetiştiremedim. Hazır giyim satışı da var mağazamda, tuhafiye grubu da fazla olduğundan kaynaklı sıfır kıyafet dikmeye zaman ayıramıyorum. Boş zamanlarımda kıyafet tamirlerini yapıyorum. Mont, hırka, pantolon, gömlek, etek ve aklınıza gelecek her kıyafetin tamirini yapabiliyorum. Çantalara da astar dikiyorum. Aslında dediğim gibi dikiş alanında neye ihtiyaç varsa onu karşılayabiliyorum” dedi.
Kaynak: Hedef Gazetesi

