Aydın Hedef Gazetesi’nden Kevser Dayan’ın haberine göre; Her hafta kurulan salı pazarında artan maliyetler, düşen alım gücü ve ekonomik belirsizlikler pazar esnafını zorladı. Yıllardır tezgah açan esnaflar, satışların her geçen yıl azaldığını, vatandaşın artık temel ihtiyaç dışında alışveriş yapmadığını belirtti.
“GELEN KİŞİ SAYISINDA DÜŞÜŞ YAŞADIM”
Her geçen yıl satışların düştüğünü belirten esnaf Dursun Bozkurt, “Ben pazarda çalışmaya başlayalı 25 yıl oldu. Her geçen yıl da satışlar düşüyor. Ürünlerimi üreticiden alıyorum, pazarda satıyorum o yüzden benim fazla maliyetimde olmuyor. Müşterilerimin yıllardır standart olmasına rağmen yine de gelen kişi sayısında düşüş yaşadım” dedi.

“HERKESE İHTİYACI KADAR ÜRÜN VERİYORUM”
Başka esnaflara karşı daha hesaplı ve uygun ürünü temin etmeye çalıştığını belirten Çetin Geriş, “Ben hep meyve üzerine satış yapıyorum, 30 senedir de esnafım. Ürünleri direkt üreticiden aldığım için başka esnaflara karşı daha hesaplı ve ucuz ürünü temin etmeye çalışıyorum. Muz, elma, armut, portakal, mandalina ve üzüm satıyorum. Aslında mevsimine göre satış yapıyorum. Bu yıl satışlar yine iyiydi. Ancak her geçen gün vatandaşın alım gücü düştüğü için meyve alımını da etkiliyor. Eskiden 6 tane portakal alan kişi şimdi yarısını alıyor. Herkese ihtiyacı kadar ürün veriyorum. Artan maliyetlerde etkiledi. Mazot, su ve elektrik de çok etkiliyor. Müşterilerimi de geçen seneye göre kıyasladığımda azalma oldu. Yeni yıldan da hiçbir beklentim kalmadı” diye konuştu.

“3 SENE ÖNCEKİ FİYATA SATIŞ YAPIYORUM”
Tekstil sektörünün pazarda kötü geçtiğini dile getiren Aytekin Şimşek, “Salı pazarında her hafta tezgahlarımı açıyorum. Bu yıl işler çok verimli geçmedi. Yazın elbise, kışın da eşofman altı ve pijama satıyorum. 3 sene önceki fiyata satış yapıyorum ama eski randımanı alamıyorum. Tekstil sektöründe bu yıl çok kötü geçti. İmalatçı olduğumuz halde işin içinden çıkamıyoruz. Geçen sene bundan iyi satış yapıyordum. Müşteriler de artık ihtiyaç olmadığı taktir de alışveriş yapmıyor. Geçtiğimiz yıllarda insanlar fiyatları uygun bulup beğendiği için alıyordu. Fiyatların aynı olmasına rağmen bu yıl satış yapamadık müşterim yoktu. Vatandaşların alım gücünün olmaması bizi çok etkiledi. Maliyetler de üstüne geldi, hepimiz çok zorlandık” ifadelerini kullandı.

“GELEN GİDENİ ARATIR”
Kendi ürünlerini yetiştirerek satış yaptığını ancak işlerinin kötü olduğunu belirten Hüseyin Gür, “45 senedir pazarcılık yapıyorum, tarlada ürettiğimi pazarda satıyorum. Marul, brokoli, fasulye, karnabahar ve patlıcan oluyor genelde. Brokolinin fiyatı düştü mesela şu anda 60 lira. Brokoli ilk çıktığında kilogramı 100 liraydı. Kendi tarlamıza ürün ekip satış yapıyorum. 2025 yılı çok iyi geçmedi benim için. Sadece her geçen gün fiyatlarda aynı yerinde duruyor. Bizim aldığımız maliyetler yükseliyor. Mesela mazot 60 lira oldu. Biz bu sene 50 ürün satıyorsak bu seneye 40’e düştü. Kendi mücadelemizi kendimi veriyoruz, ayaklarımızın üstünde durmaya çalışıyoruz. Bu yıl zorlanmadığımız bir konu kalmadı. İklim şartları, maliyetler, alım gücünün düşmesi ve onun dışında her şey bizi zorladı. Sattığımız aynı aldığımızın fiyatı sürekli değişiyor. Çiftçiyi düşünen yok, kar zarar kendi başına oluyor. Seçimden seçime geliyor benim çiftçim, benim köylüm diyorlar ama hiç icraat yok. Kendi ürünlerimi kendim yetiştirip satıyorum elimden geldiğince. Gelen de gideni aratır hep geçen yıl daha iyi demek zorunda kaldık. Umarım yeni yılda bu sözlerle geçinmek zorunda kalmayız” dedi.

Kaynak: Hedef Gazetesi

