Sobacılar çarşısında yıllardır esnaflık yapan Sıdıka Karakuş Kürekçi, küçük esnafın yaşadığı sıkıntıları dile getirdi. Eşinin 2020 yılında vefat etmesinin ardından işini tek başına sürdürdüğünü söyleyen Kürekçi, marketlerin küçük esnafı adım adım bitirdiğini vurguladı. Üç çocuğuyla birlikte geçimini sağlamak için mücadele ettiğini belirten Kürekçi, günlük kazancıyla yalnızca kira ve temel ihtiyaçlarını karşılayabildiğini aktardı. Sonbaharın gelmesiyle birlikte bahçe tırmıklarının satışına başlandığını söyleyen Karakuş, genellikle dağ köylerinden gelen vatandaşların alışveriş yaptığını dile getirdi.

“KÜÇÜK ESNAF YAVAŞ YAVAŞ ERİYOR”
Vatandaşların genellikle zincir marketleri tercih etmesinden şikayetçi olan Kürekçi, “Biz sabırla bekliyoruz ama açıkçası çok büyük bir talep yok. Müşteri, genelde büyük market zincirlerine kayıyor. Çünkü onlar her ürünü bulunduruyor, mevsimine göre çeşit getiriyorlar. Küçük esnaf olarak bizim böyle bir imkânımız yok, sadece sabırla bekliyoruz. Taşınma ya da bırakma gibi bir şansımız da yok. Büyük marketler sürekli taze mal getiriyor, stoklarını yeniliyor. Onlar toptan ve belki daha ucuza alıyorlar. Biz ise genelde indirim yapıyoruz. Müşteri pazarlık edince biraz düşüyoruz. Oysa zincir marketlerde 5 kuruş indirim bile olmaz. Ama insanlar her şeyi tek yerde bulabildikleri için oraya gidiyorlar. Küçük esnaf yavaş yavaş eriyor. Kira, vergi ve diğer giderler artıyor, biz sıkışıyoruz; büyük marketler ise sürekli büyüyor. Oysa bundan 20 yıl önce işler çok iyiydi. Bizim yine burada dükkânımız vardı, müşteri boldu, alışveriş yoğundu. Marketler çoğaldıkça işimiz düştü. Şimdi dükkâna bakıyoruz, öğlen olmuş ama gelen giden yok. Oysa marketler gece 10’a kadar açık, hafta sonları insanlarla dolup taşıyor. Keşke hafta sonları marketler kapansa da insanlar küçük esnaftan alışveriş yapsa” dedi.

“AYAKTA KALMAYA ÇALIŞIYORUM”
Yaklaşık 5 yıldır dükkanı tek başına çalıştırdığını söyleyen Kürekçi, “Daha önce eşimle birlikte çalışıyorduk. Eşim 2020’de vefat etti. Beş yıldır tek başıma ayakta kalmaya çalışıyorum. Biz zaten aileden beri esnafız. Üç evladım var. Biri bekar, diğer ikisi evli. Şu an kazancımla ancak kira, yiyecek ve temel ihtiyaçlarımı karşılayabiliyorum. Bir yandan da hayallerim var; mesela hacca gitmek istiyorum. Daha önce umreye gitmiştim, onun da masrafları olmuştu. Ev almak, oğluma düğün yapmak istiyorum ama bu kazançla nasıl birikecek bilmiyorum. Biriktirsem mi, yoksa günlük ihtiyaçlara mı harcasam, karar veremiyorum. Yine de köylülerimiz, müşterilerimiz sağ olsun. Onlar bizim ekmek kapımız. Özellikle salı pazarı olunca işlerimiz biraz daha iyi oluyor. Onların gelmesini sabırsızlıkla bekliyoruz” diye konuştu.

“TIRMIKLARI KENDİMİZ ÜRETİYORUZ”
Sonbaharın gelmesiyle birlikte yaprak toplama tırmıklarının satışına başlandığını aktaran Kürekçi, “Çocuklarım yaprak toplama tırmığını üretiyor. Az da olsa yapıyoruz, satmaya çalışıyoruz. İnşallah güzel, iyi müşterilerimiz gelir. 200-250 lira. Öyle satıyoruz. Bir sezon, hatta daha uzun süre gider. Çünkü telden yapılıyor. Plastik olsa güneşte, soğukta kırılır, parçalanır. Ama tel olduğu için uzun süre dayanır. En çok satış tabii ki sonbaharda oluyor, yaprakların döküldüğü mevsimde. Geçen gün Kuşadası sahilinde gördüm bizim tırmığı. Üzerinde markamız yazıyor. Bizim markamızdır o. Rahmetli eşim koymuştu o ismi. Eğildim baktım, kumsalda kullanıyorlardı. Orada yaprak yok, ağaç yok. Kumların şeklini düzeltmek için kullanıyorlarmış. Belki arada taşları, tortuları almak için de. Yani sadece yaprak için değil, başka işlerde de kullanılıyor. Genelde kuru yaprak toplamak için kullanılır. Bazen kestane falan da alınır mı bilmiyorum, dikenli olur çünkü” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Hedef Gazetesi

