Aydın Hedef Gazetesi’nden Betül Ulaşzade’nin haberine göre; Aydın’da son günlerde etkisini gösteren yağışların ardından kentin birçok noktasında su taşkınları meydana geldi. Günlerdir etkili olan yoğun yağışların ardından Büyük Menderes Nehri’nde su seviyesinin yükselmesiyle tarım alanları sular altında kaldı. Söke Ziraat Odası ev sahipliğinde bölgede yaşanan taşkınlardan dolayı Aydın ziraat odası başkanlarının ve Devlet Su İşleri (DSİ) ile Aydın İl Tarım yetkililerinin katılımıyla kapsamlı bir toplantı gerçekleştirildi.

Meclis salonunda düzenlenen koordinasyon toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulunan Aydın Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu ve Efeler Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, aynı zamanda basın mensuplarının da sorularını yanıtladı.

Toplantı esnasında gelen bilgiyi kamuoyu ile paylaşan Kendirlioğlu, taşkınlar nedeniyle Aydın genelinde ortalama 155 bin dönümlük arazinin sular altına kaldığını açıkladı. Taşkınların süreceğini öngördüklerini ve bu durumda sayının 200 binleri aşacağı düşüncesini dile getiren Kendirlioğlu, yetkililerden Büyük Menderes Havzası’nın afet bölgesi ilan edilmesi talebinde bulundu.

“MAALESEF ÖNÜNE GEÇİLEMİYOR”
Aydın genelinde sular altında kalan arazi miktarının bilgisini vererek durumun ciddiyetine dikkat çeken Kendirlioğlu, “Şu anda Aydın Tarım İl Müdürlüğü’nden not aldığımız son bilgiye göre Aydın genelinde sular altında kalan arazilerin toplam miktarı 155 binin üzerinde. Bu maalesef burada kalmayacak gibi görünüyor, çünkü suların akışı hala daha devam ediyor. Yarın da bir yağış söz konusu; bu rakam 155 bin dönümler civarında ancak 200 bin dönümü aşacak şeklinde tahminlerimiz var. Yazın susuzluk çektik bir afet yaşadık, bu da fazla sudan kaynaklı bir afet aynı zamanda. Yangının önüne geçilebiliyor ama suyun önüne maalesef geçilemiyor.

Hesap ortada; küresel ısınmadan kaynaklı, konunun uzmanı değiliz ama dünyada maalesef bu şekilde. Bir ayda yağması gereken yağmurun üç günde yağdığı, ya da üç günde yağması gereken yağmurun üç saatte yağdığı şeklinde bilgiler alıyoruz. Menderes’in yan kollarının normal kapasitesinin çok daha üzerinde suyun gelmesi neticesinde takriben şu anda100 bin dönümün üzerinde ekili alanlarımızın tahrip olduğu, zarar gördüğü; 60 civarında küçükbaşın telef olduğu bilgilerini aldık. Hatta dün akşam televizyonlarda gördüğümüz bir insanımızın bir hafta sonra helikopter vasıtasıyla o bölgeden çıkartılması; durumun ne denli vahim olduğunu net olarak ortaya çıkartıyor” dedi.

“HİÇ KİMSE TAHMİN ETMEZ”
Duruma hazırlıksız yakalandıklarına değinen Kendirlioğlu, “Söke ovamız olmak üzere Menderes’in etrafındaki yerlerimizin çok büyük bir bölümünde, Bağarası gibi, Atça gibi ekimler belki son 30-40 yılda görmediğimiz şekilde kış ekimleri yapıldı. Bunun ana sebebi 2026’nın da kurak geçeceği şeklindeydi. Hatta Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğümüzle yaptığımız toplantıda bunun böyle bir olabileceği ihtimaline karşılık yine kısıtlı su şeklinde Kasım’ın başında böyle bir karar aldık. Tek su, artarsa iki su gibi. Tabii bu günleri görmemiz mümkün değil. Böyle bir durumun yaşanacağını hiç kimse tahmin etmez. Biz sadece kuraklığa karşı buna benzer önlemler alıp geldik, ekim yaparak önlem aldık. Buğdayın arkasında da özellikle Söke ovamızda ayçiçeği ekiminin yoğunlaşacağı şeklinde, Aydın tarımının bitki örtüsünün, deseninin değişeceği ile ilgili de sürekli kamuoyunda bilgilendirmeler yapılıyordu” diye konuştu.

“BU RAKAM DAHA DA ARTABİLİR”
Çiftçilerin doğa şartlarına karşı plan program yapamadığını aktaran Kendirlioğlu, “Türkiye’de yetişen pamuğun yüzde 12’si civarında bizim Aydın bölgesinde yetişiyordu. Bu rakamın çok daha aşağı düşeceği şeklinde endişeler vardı tarımsal kuraklıktan kaynaklı. Ayçiçeği bizim aslında çok tercih ettiğimiz bir ürün değil. Ama iklim şartlarından kaynaklı alternatif olarak, hiç ekilmediği tarihte ekilmediği kadar ayçiçeği ekme durumuyla karşı karşıya kaldık. Neyin ne zaman ne şekilde olacağını bilemiyoruz, plan yapamıyoruz. Doğa şartlarına karşı bir plan yapmanın da çok fazla mantığı da olmuyor. Bu tablo karşısında çiftçilerimiz gerçekten müthiş derecede, yani hiç görülmemiş şekilde buğday ekimleri oldu. Tahminen söylüyoruz 100 bin dönümün üzerinde belki bu rakam daha da artabilir” dedi.

“ANA KONUMUZ MENDERES HAVZASI”
Büyük Menderes Havzası’nın afet kapsamına alınması talebinde bulunan Kendirlioğlu, “Çiftçilerimizden gelen yoğun talepler üzerine böyle bir toplantı tertip ettik. Bu tür toplantıları biz hemen hemen her ay bir ilçemizde yapıyoruz. Bugün Söke’de yapmamızın ana nedenlerinden bir tanesi de en çok etkilenen ve en geniş ovaya sahip olan bir ilçemizde hem sembolik olarak burada yapalım dedik ve yine çiftçilerimizden gelen yoğun talepler üzerine bu bölgenin afet bölgesi ilan edilmesini biz talep ediyoruz yetkililerimizden. Maalesef olay yalnızca Aydın’da meydana gelmedi. Haberlerden edindiğimiz bilgilere göre Balıkesir, Manisa, Muğla, İzmir, Edirne, Mersin’de var. Hatta İç Anadolu’nun bazı kısımlarında var. Bu bir doğal afet; çok yapılacak fazla bir şey maalesef yok. Burada devlet yetkililerimizden, büyüklerimizden istediğimiz, temenni ve talep ettiğimiz konu; dediğim gibi afet bölgesi ilan edildiğinde çok daha hızlı şekilde ve olumlu şekilde sonuçlanacağını biz biliyoruz. Buradaki toplanma gayemiz ilimizin, Büyük Menderes havzasının olduğu yerlerde afet kapsamına alınmasıdır. Ana konumuz budur” ifadelerini kullandı.
“GİDECEK GİBİ GÖRÜNMÜYOR”
Söke Ziraat Odası Başkanı Mustafa Tanyeri, “Bu toplantıyı normalde Ramazan sonrasında yapacaktık ancak kentte yağışlarımız bol oldu. Çiftçilerimizin talebi üzerine Büyükşehir Bölge Koordinatörümüzle görüşerek bu konuda bir olağanüstü İl Koordinasyon Kurulu toplantısı yapalım dedik. Sayın Başkanımız da ‘Söke’de yapalım’ dedi. Tabii tüm ilçelerimizde yağıştan dolayı sıkıntılar var, en fazla Söke’de; Bağarası havzası olarak Taşköprü bölgesi şu an sular altında. Bir an önce bitmesini istiyoruz inşallah ama gidecek gibi de gözükmüyor, daha yukarıdan sular geliyor. Ne yapalım; bir yandan yağmurları bekliyorduk aslında barajlarımızın dolmasından dolayı sevinçliydik ama buğday alanlarımız gitti diye de üzgünüz. Allah’tan gelene bir şey diyemeyiz kader. Sağlıklı olsun” ifadelerine yer verdi.
Kaynak: Hedef Gazetesi – Aydın Haberleri – aydinhedef.com.tr

