Antalya’nın İbradı ilçesine bağlı Ürünlü köyünde üreticiler, üzümün bakımından kaynatılmasına kadar her aşamasında titizlikle çaba harcıyor. Pekmez üreticisi Mustafa Bozkurt, pekmezi atalarından öğrendikleri gibi doğal yöntemlerle ürettiklerini belirterek, “Biz burada öyle periyodik olarak ilaçlama yapmıyoruz. Ancak atalarımızdan gördüğümüz gibi kükürt, bordo bulamacı falan kullanıyoruz. En son eylülde üzümler olmaya başlayınca biraz ergenleşmesini bekliyoruz. Kestiğimiz üzümleri 3-4 gün beklemeye bırakıyoruz.” dedi.

İNCİR AĞACININ KÜLÜ TAT KATIYOR
Hijyen kurallarına dikkat ettiklerini vurgulayan Bozkurt, pekmez külü olarak ise özellikle incir ağacının külünü kullandıklarına dikkat çekti. Bozkurt, “Farklı küller de kullanılıyor ama meşe veya incir ağacının külünün tat yönünden daha lezzetli olduğunu büyüklerimizden öğrendik. Onun için biz meşe veya inciri tercih ediyoruz. Ardıcı kullanmıyoruz çünkü acılık veriyor. Bizim buralarda eskiden beri yemeği bile yaparken odunu seçen bir nesille büyüdük. Dolayısıyla hangisinin acılık, hangisinin tat verdiğini öğrendik” ifadelerini kullandı.

[related-posts id=”97534″ color=”bg-primary”][/related-posts]
KİLOSU 500 LİRADAN SATILIYOR
Pekmez üreticilerinden Rahime Gümüş ise pekmezin sağlığa çok faydalı olduğunu aktardı. Pekmezi kaç liraya sattıklarını da belirten Gümüş, şunları kaydetti: “Kansızlığa çok iyi gelir. Pekmezi C vitaminiyle alırsak çocuklara kansızlıkta çok faydalı olur. Portakal suyuyla birlikte içilirse demir tamamen yararlı hale gelir. Eğitimlerimde de söylüyorum; demir eksikliği olanlar mutlaka C vitaminiyle almalı. Belki alana pahalı gelir ama bizim doğal pekmezimiz. Bu yıl ailece paylaştıktan sonra fazlasını satışa sunuyoruz. 500 liraya satıyoruz.”
Kaynak: Hedef Gazetesi

