Türkiye’nin en büyük altın ticaret merkezlerinden biri olan Kapalıçarşı, bu kez fiyat hareketleriyle değil, “çekili altın” üzerinden başlayan sert bir yetki tartışmasıyla gündemde. Altın Rafinerileri Derneği’nin üretim ve kullanımın sonlandırılmasını istemesi piyasada büyük bir belirsizlik yaratırken, esnaf ve meslek odaları arasında adeta sessiz bir gerilim yaşanıyor.

Çekili altın neden yeniden gündemin merkezine oturdu?
Kuyumculuk sektöründe “çekili altın” olarak bilinen sistem aslında yıllardır piyasayı ayakta tutan görünmez bir mekanizma. 24 ayar saf altının ince şeritler halinde işlenmesiyle oluşan bu yapı, özellikle esnaf arasında borç-alacak dengesini hızlı ve düşük maliyetli şekilde yönetmeye yarıyor.
Son günlerde bu sistemin yeniden tartışmaya açılmasının nedeni ise Altın Rafinerileri Derneği’nin gönderdiği dikkat çekici yazı oldu. Dernek, çekili altının üretim ve ticaretinin sona erdirilmesini talep ederek sektörde alışılmış düzeni sorgulayan bir adım attı. Bu hamle, sadece teknik bir düzenleme değil, yıllardır süregelen ticaret modeline yönelik ciddi bir müdahale olarak görülüyor.
Kararın perde arkasında ne var ve neden şimdi konuşuluyor?
Sektör kaynaklarına göre tartışmanın temelinde kayıt dışı işlemler ve güvenlik endişeleri bulunuyor. Özellikle bazı kaçak altın olaylarının ardından denetimlerin artırılması gerektiği yönünde görüşler güçlenmiş durumda.
Altın Rafinerileri Derneği tarafından iletilen yazıda, çekili altının üretiminin durdurulması ve mevcut stokların da kontrollü şekilde eritilmesi gerektiği ifade ediliyor. Dernek, bu adımın piyasayı daha şeffaf hale getireceğini savunuyor.
Ancak sahadaki algı oldukça farklı. Esnaf tarafı, bu kararın güvenlikten çok piyasa kontrolüne dönüşebileceğini düşünüyor. Özellikle kararın bir yönetmelik ya da resmi düzenleme olmadan gündeme gelmesi, tartışmaları daha da büyütüyor.

Esnaf neden “ticaret durur” uyarısı yapıyor?
Kapalıçarşı’da yıllardır faaliyet gösteren kuyumculara göre çekili altın yalnızca bir ürün değil, ticaretin işleyişini hızlandıran bir araç. Günlük alım satım döngüsünde nakit akışını düzenleyen bu sistemin kaldırılması, zincirleme bir yavaşlamaya neden olabilir.
Esnafın en büyük endişesi, küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansal esnekliğini kaybetmesi. Çünkü çekili altın, düşük maliyetli yapısı sayesinde piyasada hızlı dönüş sağlayan bir denge unsuru olarak görülüyor.
Bu nedenle birçok esnaf, olası bir yasak ya da fiili kısıtlama durumunda ticaretin yavaşlayacağını, hatta bazı noktalarda durma seviyesine gelebileceğini dile getiriyor. Bu durum özellikle Kapalıçarşı gibi yoğun işlem hacmine sahip merkezlerde daha sert hissedilebilir.
İstanbul Kuyumcular Odası ne diyor, hukuki zemin var mı?
Tartışmalar büyürken en net açıklama İstanbul Kuyumcular Odası’ndan geldi. Kurum, çekili altının yasaklandığına dair herhangi bir resmi düzenleme bulunmadığını vurgulayarak piyasadaki belirsizliği gidermeye çalıştı.
İstanbul Kuyumcular Odası tarafından yapılan açıklamada, Resmi Gazete’de yayımlanmış yeni bir yönetmelik olmadığı özellikle belirtildi. Bu ifade, aslında şu an için hukuki bir zorunluluk bulunmadığını net şekilde ortaya koyuyor.
Ancak açıklamaya rağmen piyasada tam anlamıyla bir rahatlama sağlanmış değil. Çünkü sektör temsilcilerine göre mesele sadece hukuk değil, aynı zamanda ekonomik dengelerin nasıl şekilleneceğiyle ilgili.
Uygulanırsa piyasayı nasıl bir tablo bekliyor olabilir?
Eğer Altın Rafinerileri Derneği’nin önerdiği sistem fiilen uygulanırsa, kuyumculuk sektöründe ciddi bir dönüşüm yaşanabileceği konuşuluyor. Bu dönüşüm sadece ürün çeşitliliğini değil, fiyatlama mekanizmasını da doğrudan etkileyebilir.
Sektörün içinden gelen yorumlara göre, çekili altının ortadan kalkması durumunda külçe altına olan bağımlılık artabilir. Bu da fiyat makasının genişlemesine ve işlem maliyetlerinin yükselmesine yol açabilir.
Ayrıca küçük esnafın likidite yönetiminde zorlanabileceği, günlük ticaretin daha ağır ilerleyeceği ve bazı bölgelerde işlem hacminin düşebileceği öngörülüyor. Özellikle Kapalıçarşı gibi yüksek sirkülasyonlu alanlarda bu değişimin etkisi daha hızlı hissedilebilir.

Kapalıçarşı’da sessiz bir bekleyiş mi var?
Şu an sahada en dikkat çeken durum, yüksek sesli bir tartışmaya rağmen fiili bir hareketin olmaması. Esnaf kararın nasıl uygulanacağını anlamaya çalışırken, resmi açıklamaların netleşmemesi belirsizliği artırıyor.
Bir yanda düzenleme ve denetim ihtiyacını savunan kurumlar, diğer yanda yıllardır işleyen ticaret modelinin bozulmasından endişe eden esnaf var. Bu iki yaklaşım arasında henüz ortak bir zemin oluşmuş değil.
Tüm gözler şimdi, bu tartışmanın yeni bir düzenlemeye mi dönüşeceğine yoksa mevcut sistemin devam edip etmeyeceğine çevrilmiş durumda. Çünkü verilecek karar yalnızca bir ürünün geleceğini değil, Türkiye’nin en büyük altın ticaret merkezlerinden birinin işleyişini de doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.
Kaynak: Hedef Gazetesi – Aydın Haberleri – aydinhedef.com.tr

