Türk Hava Yolları (THY), küresel uçuş ağını genişletme stratejisi kapsamında İstanbul-London City Airport hattı için bölgesel uçak seçeneklerini yeniden değerlendirirken, 2027 sonundan itibaren özel konfigürasyonlu Airbus A350-1000 uçaklarıyla Avustralya’ya aktarmasız seferlere başlamayı hedefliyor. THY Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şeker’in son açıklamaları, havayolunun hem Avrupa’daki kısa ve orta menzilli ağında hem de ultra uzun menzilli operasyonlarında yeni büyüme seçenekleri üzerinde çalıştığını gösteriyor.
THY, Londra bölgesinde halen Heathrow, Gatwick ve Mart 2026’da yeniden uçuş başlattığı Stansted havalimanlarına hizmet veriyor. London City Airport’un uçuş ağına eklenmesi halinde havayolu, İngiltere’nin başkentinde dördüncü havalimanına ulaşmış olacak.
London City için bölgesel uçak seçeneği masada
London City Airport, kentin finans merkezlerine yakın konumu nedeniyle özellikle iş seyahatlerinde önemli bir noktada bulunuyor. Ancak havalimanının kısa pisti ve mevcut 5,5 derecelik dik yaklaşma prosedürü, burada operasyon yapabilecek uçak tiplerini sınırlandırıyor.
THY Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şeker, Aviation Week’e verdiği röportajda Airbus A220 ve Embraer E2 gibi bölgesel uçak seçeneklerinin yeniden incelendiğini açıkladı. Röportajda İstanbul-London City hattı da bu uçakların kullanılabileceği güzergâhlardan biri olarak gündeme geldi.
Şeker, henüz kesin bir uçak tercihi veya karar alınmadığını, bölgesel uçakların özellikle Avrupa’daki daha düşük kapasiteli destinasyonların İstanbul merkezine bağlanmasında avantaj sağlayabileceğini belirtti.
London City A320neo için yeni yaklaşma prosedürü planlıyor
London City Airport da daha büyük yeni nesil uçaklara kapı açabilecek yeni bir yaklaşma prosedürü üzerinde çalışıyor.
Havalimanında halen tüm uçaklar 5,5 derecelik yaklaşma açısını kullanırken, önerilen yeni prosedürle 4,49 derecelik alternatif bir yaklaşma açısının devreye alınması planlanıyor. Düzenlemenin onaylanması halinde Airbus A320neo gibi uçakların London City operasyonlarının önü açılabilecek. Yeni prosedürün 21 Ocak 2027’den itibaren uygulanması hedefleniyor.
THY filosunda A320neo uçakları da bulunuyor. Murat Şeker, Temmuz ayında yaptığı açıklamada Pratt & Whitney GTF motor sorunları nedeniyle yaklaşık 30 A320neo’nun yerde bulunduğunu belirtmişti. Bu nedenle London City konusunda uçak seçeneği yalnızca mevcut filoyla değil, THY’nin yeniden değerlendirdiği A220 ve Embraer E2 gibi bölgesel uçaklarla birlikte ele alınıyor.
Avustralya’ya aktarmasız uçuş için A350-1000 hazırlığı
Türk Hava Yolları’nın büyüme planlarının diğer önemli ayağını Avustralya oluşturuyor.
THY halen Melbourne ve Sydney’e sefer düzenliyor ancak İstanbul’dan gerçekleştirilen uçuşlar ara duraklı olarak işletiliyor. Havayolunun resmi uçuş bilgilerinde her iki Avustralya destinasyonuna yapılan İstanbul seferlerinin aktarmalı veya duraklamalı olduğu belirtiliyor.
Sydney hattı Kuala Lumpur üzerinden gerçekleştirilirken, Melbourne seferlerinde Singapur kullanılıyor. Sydney Airport daha önce İstanbul-Sydney hattının Airbus A350-900 ile Kuala Lumpur üzerinden işletildiğini açıklamıştı.
THY’nin hedefi, yeni ultra uzun menzilli uçakların filoya katılmasıyla Avustralya uçuşlarını ara durak olmadan gerçekleştirmek.
Aktarmasız seferlerin 2027 sonunda başlaması hedefleniyor
Murat Şeker, THY’nin İstanbul ile Avustralya ve Güney Amerika arasında aktarmasız ultra uzun menzilli uçuşlara 2027 sonuna kadar başlamayı planladığını açıkladı.
Bu operasyonlar için özel uzun menzil konfigürasyonuna sahip Airbus A350-1000 uçaklarının kullanılması öngörülüyor. Şeker, söz konusu uçakların Sydney ve Melbourne’ün yanı sıra Buenos Aires, Santiago ve Lima gibi destinasyonlarda da kullanılabileceğini belirtti.
THY’nin planladığı A350-1000 konfigürasyonunda 66 Business Class ve 229 Economy Class olmak üzere toplam 295 koltuk bulunması öngörülüyor. İlk A350-1000’ün 2027 sonuna doğru operasyona girmesi planlanıyor.
Boeing 777-9 da değerlendiriliyor
THY, uzun vadeli geniş gövde filosu kapsamında Boeing 777-9 seçeneğini de değerlendirmeyi sürdürüyor.
Şeker, Boeing ile yapılan 787 siparişindeki bazı opsiyonların 777-9’a dönüştürülebileceğini ancak uçak için THY’ye yönelik en erken teslimat tarihinin 2034 olarak öngörüldüğünü söyledi. Bu nedenle yakın dönemde Avustralya’ya aktarmasız uçuş planlarının merkezinde Airbus A350-1000 yer alıyor.
Ultra uzun menzilli pazarda rekabet artıyor
Avustralya ile Avrupa arasındaki aktarmasız uçuşlar havacılık sektöründe yeni bir büyüme alanı oluşturuyor.
Qantas, Project Sunrise programı kapsamında özel olarak geliştirilen Airbus A350-1000ULR uçaklarıyla Sydney-Londra aktarmasız seferlerini Ekim 2027’de başlatmaya hazırlanıyor. Havayolunun daha sonraki aşamada Sydney-New York hattını da devreye alması planlanıyor.
THY’nin İstanbul’dan Avustralya’ya aktarmasız uçuşlara başlaması, yolcuların halen Güneydoğu Asya üzerinden gerçekleştirilen ara duraklı seferlere alternatif oluşturacak.
Her iki proje de filo planlamasına bağlı
London City ve Avustralya planlarının önünde farklı operasyonel gereklilikler bulunuyor.
London City hattında uçak tipi, havalimanının yaklaşma prosedürleri, slot imkânları ve hattın ticari sürdürülebilirliği belirleyici olacak. THY, bölgesel uçak konusunda Airbus ve Embraer ile görüşmelerini sürdürürken henüz nihai karar vermiş değil.
Avustralya’ya aktarmasız uçuşlarda ise en önemli başlıklardan birini yeni geniş gövdeli uçakların teslimat takvimi oluşturuyor. Şeker, 2026’da sınırlı sayıda geniş gövdeli uçak teslim alınacağını, 2027-2029 döneminde ise filoya yaklaşık 30 yeni geniş gövdeli uçağın katılmasının beklendiğini açıkladı.
Bu kapsamda London City Airport için çalışmalar henüz değerlendirme aşamasında bulunurken, Avustralya’ya aktarmasız uçuş hedefi THY’nin 2027 sonrasındaki ultra uzun menzilli büyüme stratejisinin önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
Orijinal Haberi Görüntüle

