Uzun yıllardır sürdürülen doğal sebze kurutma geleneği, bugün yöre halkına gelir kapısı olurken ayrıca Türkiye’nin birçok noktasına ulaşan lezzetlerin hazırlanmasına olanak sağlıyor. Kabakçı ailesinin yaklaşık 70 yıl önce başlattığı üretim modeli, Yıldıztepe Mahallesi’nde 100’den fazla kişiye iş imkanı sağlayarak bölgeyi adeta üretim merkezine dönüştürdü.

Dededen toruna uzanan üretim hikayesi
Kabakçı ailesinin sebze kurutma serüveni, 1956 yılında Tahsin Kabakçı’nın dedesinin kuru patlıcan oymasıyla başladı. Yıllar içinde büyüyen aile işletmesi, bugün yalnızca patlıcanla sınırlı kalmayıp dolmalık ve kızartmalık biber, domates, fasulye, bamya ile kabak gibi birçok ürünün doğal yöntemlerle kurutulmasını sağlıyor. Hazırlanan ürünler Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor.

“Hiçbir katkı maddesi kullanmıyoruz”
Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi Tahsin Kabakçı, yıllık yaklaşık bin 500 ton ürün işlediklerini belirterek doğallığın kendileri için vazgeçilmez olduğunu söyledi.

Kabakçı, patlıcan haricinde her çeşit sebzeyi kuruttuklarını kaydederek, “Hiçbir katkı maddesi kullanmıyoruz. Ürünlerimizi evde kullandığımız içme suyuyla yıkıyoruz. Daha sonra suyun içinde yaklaşık 45 dakika bekletip güneşe seriyoruz. Güneşin durumuna göre 1-2 gün içerisinde kurutma işlemi tamamlanıyor” ifadelerini kullandı.

“Bölgeyi bacasız fabrikaya çevirdik”
Yıldıztepe Mahallesi’nin sahip olduğu doğal hava koridorunun ürünlerin kalitesini artırdığını ifade eden Kabakçı, üretimin mahalle ekonomisine de büyük katkı sunduğunu dile getirdi.

Kabakçı, “Bölgeyi adeta bacasız fabrikaya çevirdik. Mahallemizin hava koridoru sayesinde ürünlerimiz doğal şekilde kuruyor ve Türkiye’nin dört bir yanına ulaşıyor. Hem üretime hem de istihdama katkı sağlıyoruz. İşimizi büyük bir aşk ve şevkle sürdürüyoruz” dedi.

Kaynak: Hedef Gazetesi – Aydın Haberleri – aydinhedef.com.tr

