Aydın’da 9 gün sürecek olan Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirilen söyleşi ve atölyeler, katılımcılara edebiyat ve geleneksel el sanatları ekseninde zengin bir kültür-sanat deneyimi sunuyor. Tekstil Park Sanat Galerisi’nde gerçekleştirilen atölyelere katılan vatandaşlar geleneksel üretim tekniklerini uygulamalı olarak deneyimleme imkanına erişiyor. Festivalin üçüncü gününde ‘Kırkyama’ Aydınlıların beğenisine sunuldu.
[related-posts id=”110838″ color=”bg-primary”][/related-posts]
Kırkyama eğitmeni olan 68 yaşındaki Nihal Erbakan’ın Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası kumaşlarını kullanarak hazırladığı Aydın ilçeler ve Nazilli haritası da bu kapsamda sergilendi. Erbakan, yıllar önce kapanan fabrika kumaşlarını kullanarak yaptığı eserler geçmişi günümüze taşıdı. Nazilli Belediyesi bünyesinde yaklaşık 15 yıldır kırkyama eğitimi veren Erbakan, eserlerin ortaya çıkış hikayesini Aydın Hedef Gazetesi’ne anlattı. Bir sonraki hedefinin Sümerbank kumaşlarını kullanarak Türkiye haritasını hazırlamak olduğunu belirten Erbakan, farklı şehirlerde üretilen kumaşları bir araya getirerek daha geniş bir kültürel hikaye anlatmayı amaçladığını aktardı.

Eseri Yapmaya Nasıl Karar Verdi?
Bu işe nasıl başladığından söz eden Erbakan, “Önce Halk Eğitim bünyesinde başladım, son 3 yıldır ise belediyeye bağlı olarak devam ediyorum. Elde kırkyamayı İstanbul’da aldığım eğitimlerle öğrendim. Öncesinde makineyle yapılan kırkyamayla ilgileniyordum ancak elde yapılanın çok daha özgün ve kişisel olduğunu fark ettim. Çünkü elde çalışırken insan kendi duygusunu, hikayesini işin içine katabiliyor. Bu eser, Aydın il haritası ve ilçelerinin kırkyama tekniğiyle hazırlanmış halidir. Bu çalışmada kullandığım tüm kumaşlar, Sümerbank’ın Nazilli Basma Fabrikası üretimidir. Fabrika 2002 yılında kapandıktan sonra bu kumaşların üretimi tamamen sona erdi. Ben de elimde bulunan bu kıymetli kumaşları yaşatmak, unutturmamak için ‘Ne yapabilirim?’ diye düşündüm ve bu haritayı yapmaya karar verdim” dedi.

Hangi İlçelerde Hangi Kumaşlar Kullanıldı?
Eserin kendisi için manevi değeri olduğundan da söz eden Erbakan, “Haritanın her bir parçası makine kullanılmadan, tamamen elde hazırlandı. Parçaları tek tek kesip kağıt kaplama tekniğiyle birleştirerek bu formu oluşturdum. Kullanılan kumaşların tamamı eski ve her birinin benim için ayrı bir anlamı var. Kimisi anneannemin, kimisi babaannemin, kimisi annemin elbiselerinden kalan parçalar. Özellikle belirtmek istediğim iki kumaş var; Yenipazar ve Sultanhisar ilçelerinde kullandığım kumaşlar 1937 dokumasıdır. Buna rağmen renklerinde hiçbir solma ya da bozulma yok. Siyah-beyaz renkte Karpuzlu ilçesini işlediğimin ise çok ayrı bir özelliği var. 9 Ekim 1937’de Sümerbank’ın Nazilli’de açılışı yapıldı. O günden sonra her yıl ‘Sümerbank Basma Balosu’ düzenlenirdi. Bu balolarda kadınlar Sümerbank basmasından elbise ya da tuvalet giyer, erkekler ise basmadan gömlek ya da kravat takardı. Bu kumaş da babamın o balolarda giydiği gömlekten. Babam 1981’de vefat etti. Onun hatırasını bu eserle yaşatmak istedim” diye konuştu.

Esere Gelen Tepkiler Nasıldı?
Eserdeki detayların anlamını anlatan Erbakan, “Çalışmada Aydın yöresine ait efeler ve bir kız figürüne de yer verdim. Kullandığım oyaların çoğu 100 yılın üzerinde geçmişe sahip. Nazilli’ye ait detayları özellikle vurguladım; fabrika görseli, ilçe haritası, devlet karayolu ve Menderes Nehri gibi unsurları işledim. Ayrıca Nazilli’nin zeytin ve incir gibi değerlerini de sembolik olarak anlatmaya çalıştım. İlçelerde kullandığım kumaşları belirlerken özel bir kriter uygulamadım, daha çok renk uyumuna dikkat ettim. Bu eser yaklaşık 7-8 yıl önce tamamlandı. Birkaç sergide yer aldıktan sonra muhafaza ettim. Bu çalışmayı yapma fikri aslında uzun zamandır aklımdaydı. Ancak tamamen elde yapılacak olması ve haritanın girintili çıkıntılı yapısı nedeniyle uzun süre cesaret edemedim. Sürekli erteledim. Sonrasında ‘Yapabilirim’ diyerek başladım ve ortaya bu eser çıktı. Eserime gelen tepkiler oldukça olumlu. Çünkü Sümerbank artık yok ve bu kumaşların yeniden üretilme ihtimali bulunmuyor” ifadelerine yer verdi.

“Hedefim Türkiye Haritasını İşlemek”
İleride yapmayı planladığı çalışmadan bahseden Erbakan, “Bu çalışma ile hem bir dönemi hem de kültürel bir mirası görünür kıldığımı düşünüyorum. Geçtiğimiz yıl Ankara’da sınava girerek Kültür Bakanlığı tarafından ‘Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı’ unvanını aldım.

Bu sayede Kültür Yolu Festivali kapsamında davet edildim ve burada yer alma fırsatı buldum. Şimdi ise yeni hedefim, yine Sümerbank kumaşlarını kullanarak Türkiye haritasını hazırlamak. Balıkesir, Antalya, Eskişehir, İzmir gibi farklı şehirlerde üretilmiş kumaşları bir araya getirerek daha geniş bir hikaye anlatmayı amaçlıyorum” diye konuştu.

Kaynak: Hedef Gazetesi – Aydın Haberleri – aydinhedef.com.tr

