ABD’nin Irak’taki askeri varlığı bugün sona eriyor. 23 yıllık işgalde ikinci kez “askeri çekilme” yaşanıyor. 2003’te başlayan işgal Saddam ’ın devrilmesinin ardından 2011’de yeni aşamaya geçmişti. ABD, askerlerini çekmiş ama Bağdat’a iyice yerleşmişti. 2014’te IŞİD’le mücadele için “Bağdat’ın çağrılarını” kıramamış yeniden dönmüştü!
Bu kez bölgedeki pek çok taşın oynadığı dönemde böyle bir karar alındı. ABD 2003’te Bağdat’a girdiğinde ilk Petrol Bakanlığı’nı kontrolüne almıştı! Petrolün başrolü devam ediyor. Bu fotoğrafını en büyüğü! *** Bölgesel durum: 1- Trump yönetimi İran’la girdiği her iki savaşta da istediği sonucu alamayınca yeni bir bölge planı yaptı.
Emperyal devletler böylesi planlarda “Başarısız olduk” demezler, aynı hedefe ulaşmanın başka yolunu ararlar. 2- İran’daki Kürtlere silah gönderdiğini ancak istediği sonucu alamadığını açıkça ilan etmekten çekinmeyen Trump yönetimi, Irak ve Suriye’de merkezi yönetimleri öne almayı deniyor! 3- Bu plan Suriye’de büyük ölçüde hayata geçti. Şam yönetimi ABD’nin desteğini almanın verdiği özgüvenle riskleri de göze alarak Suriye’nin kuzeyinde hâkimiyetini kurdu.
YPG’nin üç bölgedeki yerel hâkimiyeti kısmen sürse de bölgeler arasındaki hattın koptuğu dikkati çekiyor. 4- Irak’ın kuzeyinde ciddi bir tartışma söz konusu. KDP ve KYB, temelde ABD askerinin çekilmesinden yana değildi. Son ana dek bunu en azından ertelemenin yollarını aradılar, olmadı. ABD, hava savunma sistemleri de dahil olmak üzere askeri konuşlanmasını sona erdiriyor.
ABD’nin bunu yaparken KDP ve KYB’ye “tavsiyesi” şu: “Bağdat merkezi yönetimine entegre olun. Entegrasyona askeri gücünüzü de dahil edin!” 5- Yakın zamana kadar Suriye’de YPG’nin bütüncül bölgesel hâkimiyeti ve buna Irak’ın kuzeyinin de eklenmesi konuşulurdu. Gelinen nokta, görünür gelecekte bunun olmayacağını gösteriyor.
6- Trump yönetiminin şu aşamada aklı fikri kasım seçimlerinde. Kasım sonrası yeni bir gözden geçirme yaşanabilir. Bu ABD’nin İran’la ilgili atacağı adımlara, İran’ın direncine bağlı. 7- İsrail, Suriye’deki gelişmelerden memnun. Suriye hava sahasını istediği gibi kullanıyor. Suriye’nin güneyindeki Dürzilerden asker bile alıyor.
Belki de yakın gelecekte Şara ’yı İbrahim Anlaşmaları’nın paydaşı yapacak! 8- Böyle bir ortamda duyurulan Mekke Anlaşması, Türkiye’nin etrafındaki ikinci çemberle, yani komşu olmadığı ülkelerle önemli bir işbirliğini öngörüyor. Buna göre Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye “Birimize yapılan saldırı üçümüze yapılmış demektir” ilkesiyle hareket edecek!
Bölgedeki işbirliği anlaşmaları ilkesel olarak olumludur. Bunun asıl elzem olan alanı, yani komşuları da içermesi ne güzel olur! Aksi halde hesap dışı, lokal sorunları genişleten sonuçlar verir! *** Irak’la ilgili güncel gelişme Türkiye’nin terörle mücadelesi için de ayrı bir öneme sahip! Barzani ve Talabani Bağdat hattına mecburi istikamet olarak yönelirken PKK ne yapacak?
Yukarıdaki genel tablo içinde bu aşamada şunu söylemek mümkün: Küresel yapı merkezi hükümetlerle plan yapacak! Bu elbet mutlak bir durum değil! Yeri geldikçe vurguladık; terörsüz Türkiye hedefinin gerçekleşmesi bu topraklardaki her sağduyulu yurttaşın ortak özlemi! Bunun için önce, planı ne olursa olsun Amerika’nın kılavuzluğunu reddetmek gerekiyor!
Yaşadıklarımız bölge insanlarına bunu öğretmediyse çekilecek daha çok acı var demektir!

